Adaletsiz Paylaşım Bir Ülkenin Çöküş Sinyalidir
Mehmet BAKIR
Bir ülkeyi tanklar, toplar, füzeler yıkmaz önce.
Bir ülke adaletsiz paylaşımla çöker.
Bugün yaşadığımız ekonomik tabloyu yalnızca enflasyon, faiz ya da döviz başlıklarıyla açıklamak büyük resmi kaçırmaktır. Asıl mesele; üretilen değerin kimler arasında, nasıl paylaşıldığıdır. Çünkü adalet yoksa, rakamların hiçbir anlamı kalmaz.
Bir tarafta serveti her krizle katlanan küçük bir azınlık,
diğer tarafta ay sonunu değil, haftayı çıkaramayan milyonlar…
Bu tablo sürdürülebilir değildir.
Emekli yıllarca çalışır, karşılığında pazardan yarım kilo meyve hesabı yapar.
Asgari ücretli maaşını aldığı gün borca verir.
Esnaf siftah yapmadan kepenk kapatır.
Ama kriz dönemleri bazıları için fırsata dönüşür.
İşte asıl kırılma noktası burasıdır.
Adaletsiz paylaşım yalnızca cebi değil, toplumsal vicdanı da boşaltır. İnsanlar çalışmanın karşılığını alamadığını düşünmeye başladığında;
Umut biter
Güven kaybolur
Aidiyet zayıflar
Devletle vatandaş arasındaki görünmez bağ kopmaya başlar.
Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Roma çökmeden önce gelir adaleti bozuldu.
Fransa’da devrimden önce halk açtı, saray tok.
Nice imparatorluk ekonomik adaletsizlik yüzünden tarihe karıştı.
Bugün de tablo farklı değil.
Bir ülkede;
Vergi yükü dar gelirlinin sırtındaysa
Enflasyon zengine kazanç, fakire ceza yazıyorsa
Krizler hep aynı kesimi vuruyorsa
orada sorun ekonomik değil, sistemiktir.
Unutulmamalıdır:
Bir ülkeyi ayakta tutan şey büyüme rakamları değil, adalet duygusudur.
O duygu kaybolduğunda, geriye yalnızca istatistikler ve öfke kalır.
Ve şunu net söyleyelim:
Adaletsiz paylaşım devam ederse, bu sadece ekonomik bir sorun olmaz.
Bu, bir ülkenin bitişinin sinyali olur.
Çözüm zor değil ama cesaret ister:
Hakkaniyetli paylaşım, gerçek sosyal devlet, üretime dayalı ekonomi ve güçlü bir hukuk düzeni.
Aksi halde fatura yine vatandaşa çıkar.
Ve o fatura her seferinde biraz daha ağırlaşır.
ÇÖKÜŞ SİNYALİDİR…
