

Mehmet BAKIR ‘ın kaleminden
Vakıf Okulları’nda Mağduriyet Büyüyor: Yetkililer Daha Ne Bekliyor?
Cumhuriyet Üniversitesi Vakıf Okulları ile ilgili yaşanan sıkıntılar artık görmezden gelinecek, ötelenebilecek bir noktayı çoktan geçti.
Ortada bir mağduriyet var.
Hem de günlerdir dile getirilen, yetkililere ulaştırılmaya çalışılan, çözüm bekleyen bir mağduriyet…
Peki ne oluyor?
Sorun masa başında konuşuluyor.
Toplantılar yapılıyor.
Değerlendirmeler gerçekleştiriliyor.
Ama mağdur olanlar ne yapıyor?
Sokağa çıkıyor!
Seslerini duyurmak için basın açıklaması yapıyorlar.
Sosyal medyayı kullanıyorlar.
Yetkililere ulaşmaya çalışıyorlar.
Kısacası, ellerindeki bütün iletişim kanallarını kullanarak “Bizi duyun” diye haykırıyorlar.
Şimdi sormak gerekiyor:
Böyle mi olmalıydı?
Haklarını arayan insanların günlerce kapı kapı dolaşması mı gerekiyordu?
İçinde bulundukları çıkmazdan kurtulabilmek için sokaklara çıkmaları mı gerekiyordu?
Yetkililerin harekete geçmesi için seslerini daha da yükseltmeleri mi gerekiyordu?
Elbette hayır!
Çünkü ortada çok basit bir gerçek var.
Mağdur insanlar ayrıcalık istemiyor.
Kimsenin hakkına göz dikmiyor.
Kimseden lütuf beklemiyor.
Sadece haklarının korunmasını istiyor.
Günlerdir çağrı yapıyorlar.
Günlerdir çözüm bekliyorlar.
Günlerdir yaşadıkları sıkıntının sona ermesi için yetkililerin harekete geçmesini istiyorlar.
Peki yetkililer ne yapıyor?
İşte kamuoyunun cevabını beklediği soru tam da burada başlıyor.
Son durum ne?
Şimdi bazıları çıkıp haklı olarak soracak:
“Peki, son durum ne?”
Ben de aynı soruyu soruyorum.
Ama bu kez mağduriyet yaşayanlara değil, yetkililere soruyorum:
Bu sorunu ne zaman çözeceksiniz?
Ne zaman somut bir adım atacaksınız?
Ne zaman mağduriyet yaşayan insanların karşısına çıkıp, “Sorununuzu çözdük” diyeceksiniz?
Daha ne kadar beklenecek?
Daha kaç kez çağrı yapılacak?
Daha kaç insan sesini duyurmak için sokağa çıkacak?
Bir kurumun, bir okulun veya bir vakfın kendi içerisindeki meseleleri elbette vardır.
Ancak mesele insanların eğitimine, emeğine, alın terine ve geleceğine dokunuyorsa artık konu sadece kurum içi bir mesele olmaktan çıkar.
Kamuoyunun meselesi haline gelir.
Bugün yapılması gereken yeni açıklamalar yapmak değil, çözüm üretmektir.
İnsanları daha fazla bekletmek değil, mağduriyetlerini gidermektir.
Sorunu masa başında konuşup sokaktaki insanların sesini duymamazlıktan gelmek değildir.
Çünkü masa başında alınan kararların gerçek hayattaki karşılığı, mağdur olan insanların hayatına dokunmuyorsa o kararların bir anlamı kalmaz.
Buradan bir kez daha soruyorum:
Cumhuriyet Üniversitesi Vakıf Okulları’nda yaşanan sorun ne zaman çözülecek?
Yetkililer ne zaman harekete geçecek?
Mağduriyet yaşayan insanların sesi ne zaman duyulacak?
Artık kamuoyu açıklama değil, sonuç bekliyor.
Çünkü günlerdir konuşulan bir sorunun artık konuşulmaya değil, çözülmeye ihtiyacı var.

