

Mehmet BAKIR
Okulu Kantine Çevirdiniz, Çocuğun Cebine Göz Diktiniz!
Güvenlik gerekçesiyle “öğle arası yok” diyorsunuz…
Peki sonra?
Çocuğu okulda tutuyorsanız, karnını da insanca doyurmak zorundasınız.
Ama görünen o ki bazıları bu durumu fırsata çevirmiş!
Dışarıda 10–15 liraya satılan bir poğaça, okul kantininde 20 lira…
Bu nedir? Hizmet mi?
Yoksa düpedüz fırsatçılık mı?
Çocuk dışarı çıkamıyor.
Alternatifi yok.
Mecbur bırakılmış.
İşte tam da bu yüzden yapılan işin adı ticaret değil!
Bu, zorunluluğu kazanca çevirmenin adıdır.
Buradan açıkça soruyorum:
Bu kantinleri kim denetliyor?
Bu fiyatlara kim “dur” diyecek?
Yoksa herkes olan biteni izlemekle mi meşgul?
Unutulmasın…
O kantinden alışveriş yapanlar holding patronu değil, öğrenciler!
Birçoğu harçlığını zor bulan, ailesi kıt kanaat geçinen çocuklar.
Siz o 5-10 liralık farkı küçük görürsünüz…
Ama o fark, bir öğrencinin cebinde koca bir yük demektir!
Eğer bir düzenleme yapılmayacaksa, eğer bu fiyatlara müdahale edilmeyecekse, o zaman şu sorunun cevabını verin:
Çocuğu okulda tutmak güvenlik mi,
yoksa kantine mahkûm etmek mi?
Buradan yetkililere açık çağrıdır:
Ya bu fiyatlara derhal müdahale edin,
ya da bu düzenin adı “eğitim” değil, “rant” olarak yazılacaktır!
Çünkü mesele bir poğaça değil…
Mesele, çocukların cebine uzanan eldir!

