

Mehmet BAKIR
Sivas’ta Kardeşliği Kim Tartışmaya Açtı?
Sivas’ın bugün en büyük sorunu gerçekten Alevi-Sünni meselesi mi?
Yıllardır aynı sokaklarda yaşayan, aynı ekmeği paylaşan, aynı acılara ağlayan insanların yaşadığı bu şehirde, toplumsal barış üzerinden siyaset üretmenin kime ne faydası olacak?
Belediye Başkanı Adem Uzun’un yaptığı açıklamalar, kamuoyunda haklı olarak “Sivas’ta olmayan bir sorun mu varmış gibi gösterilmeye çalışılıyor?” sorusunu gündeme getirdi.
Hacı Bektaş Veli… Asırlardır sevginin, hoşgörünün, kardeşliğin ve insan olmanın sembolü olmuş bir gönül ereni… Onun adını ve manevi mirasını, toplumun bir kesimine aitmiş gibi tartışmanın da, heykeli üzerinden yeni fay hatları oluşturmaya çalışmanın da hiçbir izahı olamaz.
Sivas’ın kardeşlik iklimini bozan kim? Vatandaş mı, yoksa kullandığı kelimelerle olmayan bir tartışmayı gündeme taşıyan siyasetçiler mi?
Şehirde işsizlik var, trafik sorunu var, altyapı eksikleri var, ekonomik sıkıntılar var. Vatandaş bunların çözümünü beklerken, gündemin inançlar üzerinden şekillendirilmesi en hafif ifadeyle talihsizliktir.
Belediye başkanlığı makamı; ayrıştırmanın değil, birleştirmenin makamıdır. O koltukta oturan kişi, Alevi’nin de Sünni’nin de, sağcının da solcunun da, kendisine oy verenin de vermeyenin de başkanıdır.
Sivas’ı yıllardır tanıyan herkes bilir ki bu şehrin en güçlü tarafı, farklılıklarına rağmen birlikte yaşayabilme kültürüdür. Eğer bugün bu kardeşlik sorgulanıyorsa, bunun sebebi vatandaş değil; kullanılan dildir.
Siyaset, toplumsal fay hatlarını kaşımak için değil, onları onarmak için yapılır. Belediye başkanından beklenen de tam olarak budur.
Sivas’ın kardeşliğe ihtiyacı yok; Sivas’ın kardeşliğini tartışmaya açan söylemlerden uzak durmaya ihtiyacı var.
Unutulmamalıdır ki, bir şehirde kutuplaşma varsa onu büyüten de, önleyen de yöneticilerin kullandığı dildir. Makamlar gelip geçicidir; ancak söylenen sözler toplumun hafızasında uzun yıllar yaşamaya devam eder.

