

Mehmet BAKIR
20 Mayıs’ta yapılacak olan Büyük Birlik Partisi Sivas İl Kongresi’nde Hakan Sezerer tek listeyle seçime giriyor.
Ankara’nın verdiği mesaj net: “Yola Sezerer ile devam.”
Peki asıl mesele kongreyi kazanmak mı?
Hayır…
Asıl mesele, kongreden sonra nasıl bir yönetim anlayışı ortaya koyulacağıdır.
Çünkü bugün BBP tabanında konuşulan en büyük sorun; dedikodu, gruplaşma, makam kavgası ve parti içindeki sessiz huzursuzluktur.
Birçok kişi makam peşinde koşarken, partinin ideolojisi ve duruşu ikinci plana itilmiş durumda.
İşte tam da bu noktada Hakan Sezerer’in önünde önemli bir sınav duruyor.
Eğer gerçekten bağımsız hareket edebilirse…
Eğer “şunun adamı, bunun yakını” anlayışını bir kenara bırakabilirse…
Eğer liyakati esas alan bir kadro oluşturabilirse…
İşte o zaman BBP’yi yeniden Sivas’ın en güçlü siyasi damarlarından biri haline getirebilir.
Çünkü BBP, Sivas’ta sıradan bir parti değildir.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun mirasını taşıyan bir harekettir.
Bu nedenle insanlar BBP’de sadece siyaset değil; dava, duruş ve samimiyet görmek ister.
Bugün vatandaşın beklentisi kavga değil, çözüm üretmektir.
Parti içinde birbirini yemek değil, Sivas’ın sorunlarına odaklanmaktır.
Şayet Hakan Sezerer göreve geldikten sonra yumruğunu masaya vurup teşkilatta disiplini sağlayabilirse, BBP yeniden sahada ağırlığını hissettiren bir yapı haline gelir.
Ama eski alışkanlıklar devam eder, birileri perde arkasından yönetmeye kalkarsa; o zaman değişen sadece isim olur.
Sivas artık güçlü bir irade görmek istiyor.
Koltukta oturan değil, sorumluluk alan isimler görmek istiyor.
20 Mayıs kongresi işte bu yüzden yalnızca bir seçim değil; BBP’nin Sivas’taki geleceğinin de dönüm noktası olacaktır.

