

Mehmet BAKIR
Vatandaşın mutfağındaki yangın büyürken, insanlar ucuz et alabilmek için sabahın köründe kuyruklara girerken, emekli pazardan iki kilo meyve alamaz hale gelmişken; milyarlarca doların başka ülkelere “yardım” adı altında aktarılması elbette toplumda ciddi bir sorgulamaya neden oluyor.
Bugün birçok aile bırakın kırmızı eti, temel gıda ihtiyaçlarını bile hesap yaparak almak zorunda kalıyor. Çocukların beslenme çantası, emeklinin mutfak masrafı, işçinin geçim derdi ortadayken; vatandaş doğal olarak şu soruyu soruyor:
“Önce kendi insanımızın refahı sağlanmadan başka ülkelere yapılan bu yardımların önceliği nedir?”
Devletler elbette diplomatik ilişkiler, stratejik çıkarlar, ticaret ve dış politika gereği başka ülkelere destek verebilir. Ancak toplumun geniş kesimi ekonomik sıkıntı içindeyse, yapılan dış yardımlar halkın vicdanında tartışma konusu olur. Çünkü vatandaş önce kendi ülkesindeki yoksulluğun azaltılmasını, çiftçinin desteklenmesini, üreticinin ayağa kaldırılmasını, market ve kasap fiyatlarının düşmesini görmek istiyor.
Bugün mesele sadece “yardım yapılıyor” meselesi değil; mesele adalet duygusunun zedelenmesi. İnsanlar kendi cebindeki eksilmeyi gördükçe, başka ülkelere aktarılan kaynaklara daha sert tepki veriyor.
Milletin beklediği şey çok açık:
Önce vatandaşın sofrasındaki eksik tamamlansın, sonra dışarıya cömertlik gösterilsin.


DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN