DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

YEREL BASIN VALİLİK İÇİN NEDEN YOK HÜKMÜNDE?

Yayınlanma Tarihi : Google News
YEREL BASIN VALİLİK İÇİN NEDEN YOK HÜKMÜNDE?

Mehmet BAKIR
Sivas’ta hizmet veren yerel basın kuruluşları, yıllardır şehrin sorunlarını gündeme getiriyor.
Kimi zaman belediyeyi, kimi zaman kamu kurumlarını, kimi zaman da vatandaşın yaşadığı mağduriyetleri haberleştiriyor; çeşitli iddiaları kamuoyunun gündemine taşıyor.
Peki bütün bunlar Valilik tarafından ne kadar dikkate alınıyor?
Bu sorunun cevabını öğrenmek için Valilik Basın Bürosu yetkilisine sordum:
“Yerel basında çıkan haberlerle ilgili soruşturma başlatılması için Valilik tarafından herhangi bir işlem yapılıyor mu? Müfettiş görevlendirilmesi konusunda girişimde bulunuluyor mu?”
Aldığım cevap oldukça düşündürücüydü.
Edindiğim bilgiye göre, son 4 yıl içerisinde yerel basında çıkan haberler nedeniyle bu kapsamda herhangi bir işlem yapılmamış.
Eğer bu bilgi doğruysa ortada ciddi bir sorun var.
Çünkü yerel basın, şehrin gözü, kulağı ve vicdanıdır.
Bir gazeteci bir iddia ortaya koyduğunda devletin yapması gereken gazeteciyi suçlamak ya da haberin üzerini örtmek değildir.
İddia doğruysa gereğini yapmak, yanlışsa da kamuoyuna doğrusunu açıklamaktır.
Elbette her haber soruşturma gerektirmez.
Ancak kamu kurumlarını, kamu kaynaklarını, kamu görevlilerini veya vatandaşın mağduriyetini ilgilendiren ciddi iddialar varsa bunların en azından araştırılmaya değer olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Şimdi gelelim işin daha düşündürücü tarafına…
Yolda yürüyen vatandaştan, mısırcıdan, kokoreççiden, çorap satan gençten rahatsız olunduğunda devletin ilgili kurumlarını harekete geçirmek mümkün olabiliyor.
Güvenlik kurulları toplanabiliyor.
Emniyet ve zabıta görevlendirilebiliyor.
Ama yıllardır kamuoyuna yansıyan ciddi iddialar konusunda aynı hassasiyet neden gösterilmiyor?
Vatandaşın kaldırımda satış yapması mı daha önemli, yoksa kamu yönetimiyle ilgili ciddi bir iddianın araştırılması mı?
Elbette kaldırım işgali de denetlenecek, ruhsatsız faaliyet varsa müdahale edilecek. Devletin görevi budur.
Ancak devletin denetim anlayışı sadece görünür olana müdahale etmekten ibaret olmamalıdır.
Asıl mesele burada başlıyor.
Yerel basın güçlü değilse, şehir de güçlü değildir.
Yerel gazeteci soru soramıyorsa, kamu adına denetim mekanizmasının bir ayağı eksik kalmış demektir.
Bugün yerel basının ortaya koyduğu iddialar dikkate alınmıyorsa, yarın gazetecinin haber yapmasının da anlamı kalmaz.
Kimse gazeteciden devlet adına soruşturma yapmasını istemiyor.
Ama gazeteci bir iddia ortaya koyduğunda devletin ilgili birimleri “Bu iddianın aslı var mı?” diye bakabilmeli.
Varsa gereği yapılmalı.
Yoksa kamuoyuna açıklanmalı.
İşte olması gereken budur.
Aksi halde ortaya şu tablo çıkar:
Sokakta yürüyen vatandaş görülüyor, mısırcı görülüyor, kokoreççi görülüyor, çorap satan genç görülüyor; fakat yerel basının ortaya koyduğu iddialar görülmüyor.
Bu, sadece basın açısından değil, şehir adına da düşündürücü bir tablodur.
Yerel basının güçsüz kalması başka bir şeydir, güçsüz bırakılması ise bambaşka bir şey…
Benim asıl sorum da budur:
Sivas’ta yerel basının ortaya koyduğu iddialar neden yeterince dikkate alınmıyor?
Ve daha önemlisi:
Yerel basın neden ancak birilerini rahatsız ettiğinde hatırlanıyor?

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.