
Mehmet BAKIR
Sivas’ta alışveriş yaparken, bir ustaya iş verirken ya da bir esnafla ticari ilişkiye girerken iki kere düşünmek gerektiğini artık herkes tecrübe ederek öğreniyor.
Elbette sözüm, işini namusuyla yapan, sabah dükkânını “Bismillah” diyerek açıp akşam helal kazancıyla evine ekmek götüren esnafımıza değil. Onlar başımızın tacıdır. Şehrin ekonomisini ayakta tutan, güven duygusunu yaşatan insanlardır.
Ancak ne yazık ki piyasanın içinde başka bir gerçek daha var. Diliyle sürekli değerlerden bahseden, inancı ve kutsalları referans göstererek güven inşa etmeye çalışan ama iş teslimine, mal kalitesine ve sözünün arkasında durmaya gelince aynı hassasiyeti göstermeyen bir anlayış da mevcut.
Ticaret, sadece para alışverişi değildir.
Ticaret, ahlaktır.
Ticaret, sözdür.
Ticaret, güven emanetidir.
Bir vatandaşa eksik mal vermek, ayıplı ürünü gizlemek, işi yarım bırakmak ya da fiyat konusunda sonradan farklı davranmak; sadece müşteriyi değil, şehrin ticari itibarını da zedeler. Çünkü kötü örnekler hızla yayılır, güven yavaş inşa edilir ama bir anda yıkılır.
Bu yüzden vatandaş olarak da bilinçli olmak zorundayız.
Söz uçar, yazı kalır.
Yapılacak işi yazılı hale getirin.
Fatura isteyin.
Araştırın, referans sorun.
Peşin ödeme yaparken temkinli olun.
Unutmayalım ki gerçek dürüstlük, dilde değil davranışta belli olur. İnanç, vitrin süsü değildir; ticari ahlakın temelidir.
Sivas küçük bir şehir. Herkes birbirini tanır. Bu şehirde güven kaybeden bir esnafın yeniden itibar kazanması kolay değildir. Aynı şekilde dürüst çalışanların hakkını da kimseye yedirmemek gerekir.
Eleştiri, yıkmak için değil düzeltmek içindir.
Temennimiz; ticarette sözün senet olduğu, güvenin yeniden kıymet kazandığı bir Sivas’tır.
Çünkü güçlü şehirler, güçlü ahlakla ayakta durur.
Çünkü söz vermek ….. Benzemez!