

Bir fotoğraf…Altında “acil satılık” notu…Bir de güven veren birkaç cümle…
Ve sonuç: 100 bin lira buhar!
Sosyal medya artık sadece iletişim aracı değil; aynı zamanda dolandırıcıların en verimli av sahası. Özellikle kurbanlık sezonu yaklaşırken, vicdan değil fırsat kollayanlar sahneye çıkıyor. Bir hayvanın fotoğrafını koyuyorlar, altına cazip fiyat yazıyorlar, sonra da “kapora gönder” diyerek insanları ağına düşürüyorlar.
Ortada ne hayvan var…Ne satıcı…Ne de verilen sözlerin en ufak bir karşılığı…
Sadece profesyonel bir yalan ve organize bir dolandırıcılık var.
En acı olan ne biliyor musunuz?İnsanlar artık pazarda, çiftlikte, üreticide değil…Telefon ekranında kurbanlık seçiyor.
Görmeden, dokunmadan, pazarlık yapmadan…Sadece bir fotoğrafa güvenerek!
Bu sadece bir hata değil, açık bir davetiye. Dolandırıcıya “gel beni kandır” demekten farksız.
Ama asıl sorgulanması gereken başka bir şey var:Bu kadar açık dolandırıcılık yöntemleri yıllardır biliniyorken, neden hâlâ insanlar bu tuzağa düşüyor?Neden hâlâ hiçbir denetim mekanizması bu ilanların önüne geçemiyor?
Sosyal medya platformları sadece izliyor.Yetkililer çoğu zaman olay olduktan sonra devreye giriyor.Vatandaş ise her defasında aynı hatayı yapıyor.
Sonra ne oluyor?Birikimler gidiyor…Emekler gidiyor…Bayram sevinci yerini öfkeye bırakıyor.
100 bin lira…Bir ailenin yıllarca biriktirdiği para…Bir anda yok oluyor.
Buradan açık ve net söylüyorum:Kurbanlık, fotoğrafla alınmaz!Para, tanımadığın adama IBAN’dan gönderilmez!
Bu kadar basit.
Eğer hâlâ ders alınmazsa…Bu bayram da bazıları kurban kesecek, bazıları ise dolandırıldığını anlatacak.
Tercih meselesi!

