

Mehmet BAKIR
Anlamıyorum değil, aslında çok iyi anlıyorum.
Cevap vermesi gereken ortada yok. Yazının muhatabı suspus. Ama ne hikmetse, etrafındaki beslemeler sıraya girip konuşuyor. Kendilerini bir halt sanıp, asıl muhatabın yerine geçerek racon kesmeye kalkıyorlar.
Neymiş; yazılarım rahatsız ediyormuş.
E rahatsız oluyorsan okuma kardeşim. Takipten çık, geç git. Kimse seni zorla ayna karşısına dikmiyor. Ama mesele rahatsız olmak değil; mesele efendinin konuşamadığını senin konuşman.
Bu memlekette hesap vermesi gerekenler susar, çünkü verecek cevabı yoktur. Onların yerine konuşanlar ise genelde makamın gölgesinde büyümüş, aklını kiraya vermiş tiplerdir. Ne iradeleri vardır ne şahsiyetleri. Gürültüleri çoktur, ağırlıkları sıfırdır.
Ben yazımı yazarım. Doğru bildiğimi söylerim. Kimseyi pohpohlamam, kimseye de yaranmam. Canı yanan bağırır, rahatsız olan havlar. Çünkü hakikat, en çok yalana alışanları rahatsız eder.
Bir de başkası adına konuşanlar var ya…
İşte onlar tam bir ibretlik vaka. Ne savundukları kişiye sadakatleri vardır ne de kendilerine saygıları. Yeri gelince satacakları ilk şey, bugün adına havladıkları o koltuktur.
Özetle;
Muhatap konuşamıyorsa sebebi bellidir.
Beslemeler konuşuyorsa sebebi daha da bellidir.
Bu yazılar rahatsız ediyorsa, doğru yere dokunmuştur. Çünkü çamur sıçramıyorsa, taş yerine oturmamıştır.

