

Mehmet BAKIR
Yıllardır aynı cümleleri dinliyoruz…
“Şu proje gelince Sivas uçacak…”
“Şehrin kaderi değişecek…”
“Turizm şahlanacak…”
“Sanayi büyüyecek…”
“Gençler göç etmeyecek…”
Ama ne hikmetse anlatılan o “gelecek” bir türlü bugüne uğramıyor.
Siyasetçiler konuşuyor…
Bürokratlar sunum yapıyor…
Sivil toplum kuruluşları seçimleri esnasında her türlü vaat ile çıkıyor karşımıza .
Muhtarlar bile mahallesine gelecek “büyük dönüşümü” anlatıyor…
Fakat Sivas’ın gerçeği değişmiyor.
Gençler hâlâ başka şehirlerde gelecek arıyor.
Esnaf hâlâ ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Vatandaş hâlâ aynı yolları, aynı sorunları, aynı ihmalleri konuşuyor.
Çünkü bu şehirde çoğu zaman “gelecek” üretilmiyor, sadece anlatılıyor.
Her seçim döneminde umutlar tazeleniyor.
Her toplantıda büyük hedefler açıklanıyor.
Her kürsüde “Sivas’ın önü açık” deniliyor.
Ama mesele konuşmak değil, ortaya somut bir sonuç koyabilmek.
Bir şehir sürekli aynı sorunları konuşuyorsa, orada gelecek planı değil, gelecek oyalaması vardır.
Sivas artık laf değil, sonuç görmek istiyor.
Göçün durduğunu görmek istiyor.
Üreten fabrikalar görmek istiyor.
Nitelikli yatırımlar görmek istiyor.
Torpilsiz işe girilen bir düzen görmek istiyor.
Gençlerin “gitmek” değil “kalmak” istediği bir şehir görmek istiyor.
Çünkü vatandaşın karnı artık “gelecek geliyor” masallarına tok.
Asıl soru şu:
Sivas’ın geleceği gerçekten planlanıyor mu, yoksa sadece seçim konuşmalarında mı yaşıyor?

