
Sivas Sağlığından Bir Kuble: Sadece bir bölümü.
Sağlıkta neler oluyor, neler bitiyor?
Anlatmaya kalksak, sayfalar yetmez. İddialara göre; Mobbing mi dersin, tehdit mi, yıldırma mı… Kişisel çıkarlar uğruna devletin ve adaletin yok sayıldığı günlerden geçiyoruz desek yerinde bir tespit olur. Herkesin sustuğu, görmezden geldiği ama herkesin her şeyi bildiği bir dönem yaşıyoruz.
İddialara göre bakalım neler var…
Memuriyete direkt MÜDÜR olarak başlayanlar mı dersiniz. Gönül ilişkilerini ayan beyan ortalıkta yaşayanlar mı ararsınız.
Sevgilisini daha sık görmek için özel ünvan verdirenleri mi söylersiniz.
Mesaiye uğramadan maaş alanları artık herkes biliyor. Ama mesaiye uğramadan amirlik yapanlar da türemeye başladı son dönemde. Şaşırmıyoruz artık. Kart basmadan koltuk kapanlar, sabah işe uğramadan akşam mesai bitirenler… Sanki sağlık sistemi değil de bir tiyatro sahnesi. Herkes rolünü ezberlemiş, ama kimse gerçeği oynamıyor.
“Benim canım böyle istedi” diyerek çiğköfte partilerinde el ele gönül gönüle samimiyet kuranları kollayanlar …
Evet, hâlâ var.
Kurum içi ilişkiler, artık liyakatle değil, kim kiminle ne kadar yakın diye şekilleniyor. İşini iyi yapan değil, iyi yalan söyleyen kazanıyor.
En basit işlerde bile torpilin, kayırmanın kol gezdiğini söyleyenlere inanmayın diyenler var ya… Onlar da biliyor aslında neyin ne olduğunu. Ama işlerine gelmiyor. Çünkü düzen böyle kurulmuş, böyle sürsün istiyorlar.
Numune Hastanesi’nde personeli bezdiren uygulamaların sahipleri, özel hayatlarının güvenlik kameralarına takıldığını unutmuş olabilirler. Ama kayıtlar unutmaz. İnsanlar unutsa da, sistem bir gün hatırlatır.
Velhasıl, Sivas sağlık camiasında iddia edilen konulardan birini aktardım.
Daha koltuk savaşlarına sıra gelmedi bile…
Kimin hangi koltuğa göz diktiği, kimin hangi ismi arkadan çekiştirdiği, kimin hangi dosyayı beklettiği… Bunlar da ayrı bir hikâye.
Ama biliniz ki, bu sadece bir kuble.
Perde arkasında çok daha fazlası var.
Ve biz hâlâ
“sağlık” diyoruz buna.