

Mehmet BAKIR
Yarım Asırlık Ekmek Teknesi ve Vicdanlarda Kalan Soru
Bazı görüntüler vardır ki insanın hafızasına kazınır. Aradan yıllar geçse de unutulmaz. Bugün de öyle bir ana tanıklık ettik.
Tam 50 yıllık bir ekmek teknesi…
Belki bir ailenin tek geçim kaynağı, belki çocukların okul masrafı, belki de yılların alın teri…
Sahibi direnmeye çalıştı. Vermek istemedi. Çünkü biliyordu ki elinden alınan sadece bir araç, bir tezgâh ya da bir iş yeri değildi. Elinden alınan, yıllardır emek vererek ayakta tuttuğu hayatıydı.
Tepkisini gösterdi. Çevresindekiler de sessiz kalmadı. Öfke dolu bakışlar, yükselen itirazlar, “Yapmayın” diyen vicdanlı insanlar vardı. Ancak bütün bu tepkiler, yarım asırlık ekmek teknesini kurtarmaya yetmedi.
Ortaya çıkan tablo, katı bir belediyecilik anlayışının insan hikâyelerini görmezden geldiğini düşündürdü.
Elbette kamu düzeni sağlanmalı, kurallar uygulanmalıdır. Hiç kimse hukukun üzerinde değildir. Ancak kamu yönetiminin en önemli görevi, kuralları uygularken insanı da gözetmektir. Devletin ve belediyelerin gücü, yalnızca yıkmakla değil; çözüm üretmekle, uzlaşmakla ve vatandaşını mağdur etmeden hareket etmekle ölçülür.
Bugün yaşanan olayın ardından ister istemez şu soru akıllara geliyor:
Bu yönetim anlayışıyla yapılan kamuoyu araştırmalarında Belediye Başkanı Adem Uzun’un Türkiye’nin en başarılı belediye başkanları arasında 5. sırada gösterildiği söyleniyor. Gerçekten bu tabloyla bu sonuç örtüşüyor mu?
Sokakta gördüğümüz tablo başka, açıklanan anketler başka bir şey söylüyor. Esnafın, vatandaşın, emekçinin konuştuğu ile rakamların anlattığı birbirini ne kadar tamamlıyor?
Yıllardır Sivas’ın sokaklarını gezen, esnafıyla konuşan, vatandaşın nabzını tutan biri olarak bu sorunun cevabını gerçekten merak ediyorum.
Çünkü bir şehir, yalnızca yapılan kaldırımlarla, asfaltla ya da binalarla yönetilmez. Bir şehrin gerçek başarısı, insanının yüzündeki tebessümle, esnafının kepengini huzur içinde açabilmesiyle, emekçinin alın terine gösterilen saygıyla ölçülür.
Bugün yıkılan sadece bir ekmek teknesi değildi.
Belki de birçok insanın belediyeye duyduğu güvenin bir parçası da o enkazın altında kaldı.
Ve şunu düşünüyorum…
Eğer bugün sandık kurulsa, bu görüntüleri hafızasına kazıyan vatandaşın vereceği karar, bazı anket sonuçlarından çok daha farklı olabilir.

