

BAK SEN ŞU İŞE!
Mehmet BAKIR
Adam hakkında ortaya atılan iddialar var.
Kamuoyunun cevap beklediği ciddi sorular var.
Belgeler, iddialar, para trafiği ve kamuoyunun merak ettiği konular var.
Peki ne yapılıyor?
İddialara cevap vermek yerine benim mal varlığımı sorguluyorlarmış.
“Nasıl aldı, nereden aldı, mal varlığı ne?” diye araştırıyorlarmış…
Neremle güleyim bilmiyorum!
Ben gazeteciyim kardeşim.
Benim görevim, kamuoyunu ilgilendiren iddiaların peşine düşmek, soru sormak ve cevap istemek.
Şimdi soruyorum:
Benim mal varlığımı araştırmak, hakkındaki iddialara cevap vermenin neresine denk geliyor?
Madem iddialar yanlış…
Çıkarsın ortaya, tek tek cevap verirsin.
“Bu iddia doğru değildir.”
“Bu ödeme yapılmamıştır.”
“Bu belge gerçeği yansıtmıyor.”
“Bu olay hiç yaşanmadı.”
Dersin, mesele kapanır.
Ama kalkıp gazetecinin mal varlığını araştırmaya çalışmak, sorulan soruların cevabı değildir.
Benim mal varlığım üzerinden tartışmayı başka yere çekmeye çalışmak yerine, hakkınızdaki iddialara cevap verin.
Çünkü gazeteci soru sorar.
Siyasetçi ve kamu görevlisi ise kamuoyuna hesap verir.
Üstelik ben bugüne kadar defalarca aynı şeyi söyledim:
İddialar araştırılsın.
Belgeler ortaya konsun.
Doğru neyse açıklansın.
Yanlışsa da yanlış olduğu belgeleriyle anlatılsın.
Benim istediğim bundan ibaret.
Yoksa “Gazetecinin malı mülkü ne?” diye başka bir dosya açmaya çalışmak…
Kusura bakmayın ama…
BAK SEN ŞU İŞE!
Sorulan soruya cevap veremeyince, soruyu soranın kendisini sorgulamaya kalkmak gazetecilikte de kamu yönetiminde de sorunu çözmez.
Sorular ortada.
Cevap bekliyoruz.
Keşke koşa koşa adliyeye gideceğine cevap hakkını kullansaydın…
