DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

BAŞKANIN KERVANI, SİVAS HALKININ HAKKINI ÇİĞNEYEMEZ!

Yayınlanma Tarihi : Google News
BAŞKANIN KERVANI, SİVAS HALKININ HAKKINI ÇİĞNEYEMEZ!

BAŞKANIN KERVANI, SİVAS HALKININ HAKKINI ÇİĞNEYEMEZ!

 

Mehmet BAKIR

BBP İl Başkanı Hakan Sezerer’e açık çağrı: Kaleminden etik, koltuğundan adalet damlaması gerekirken Sivas halkına “karabaş” iması yapmak neyin nesi?

Geçtiğimiz günlerde bu sütunlarda tamamen imar mevzuatı, yapı güvenliği ve vatandaşların can güvenliği üzerinden sorular yönelttik.

Sorularımız açıktı:

45 yıllık bir binaya ilave yük getiriliyor mu?

Bu çalışma için belediyeden gerekli izin ve ruhsatlar alındı mı?

Onaylı tadilat projesi var mı?

Kat maliklerinin gerekli muvafakatleri alınmış mı?

Yapının statik açıdan uygunluğu teknik raporlarla ortaya konuldu mu?

Bunlar hakaret değil.

Bunlar tehdit değil.

Bunlar siyasi saldırı hiç değil.

Bunlar, kamuoyunun bilmek istediği meşru ve teknik sorular.

Ancak Büyük Birlik Partisi Sivas İl Başkanı ve aynı zamanda gazetecilik geçmişi bulunan Hakan Sezerer’in sosyal medya üzerinden verdiği cevap, soruların kendisinden daha fazla tartışma konusu oldu.

Sayın Sezerer, “Karabaş ürür, kervan yürür” sözünü kullanarak eleştirilere cevap vermeyi tercih etti.

Şimdi sormak gerekiyor:

Sivas halkına ve kamu adına soru soran gazetecilere “karabaş” imasında bulunmak bir siyasi parti il başkanına yakışıyor mu?

Hele ki siz aynı zamanda gazetecilik mesleğinin içinden gelen bir isimseniz…

GAZETECİ, GÜÇ SAHİBİNİ SORGULAR!

Gazetecilik; güçlü olanın yanında durmak değil, güç sahibine soru sorabilmektir.

Gazeteci, belediyeyi de siyasi partiyi de kamu kurumunu da gerektiğinde sorgular.

Çünkü kamu adına sorulan soru, kişisel husumet değildir.

Bugün sorulan soru BBP il binasıyla ilgilidir.

Yarın başka bir partinin binasıyla ilgili olabilir.

Önemli olan aynı hukuki ölçünün herkese uygulanmasıdır.

Bu nedenle Sayın Sezerer’e soruyorum:

Siz hangi kervanın yürüdüğünü, kimin de “karabaş” olduğunu anlatmak yerine, kamuoyunun sorduğu teknik sorulara neden belgelerle cevap vermiyorsunuz?

Varsa ruhsat, gösterin.

Varsa onaylı proje, gösterin.

Varsa gerekli muvafakatler, gösterin.

Varsa statik uygunluk raporu, açıklayın.

Mesele kapanır.

“BELEDİYE BİZDE” DEMEK KANUNUN ÜZERİNDE OLMAK ANLAMINA GELMEZ

Bir belediye yönetimiyle siyasi olarak aynı çizgide olmak, hiç kimseye imar mevzuatının dışında hareket etme ayrıcalığı vermez.

İmar mevzuatı siyasi yakınlığa göre değil, kanuna ve teknik şartlara göre uygulanır.

Dolayısıyla burada tartışılması gereken kişi değil, yapının hukuki ve teknik durumudur.

Eğer yapılan ilave çalışma mevzuata uygunsa bunu ortaya koymak son derece kolaydır.

Belgeyi gösterirsiniz.

Kamuoyu görür.

Tartışma biter.

Ama belgeler ortaya konulmak yerine atasözleriyle cevap veriliyorsa, kamuoyunun soru sormaya devam etmesi de kaçınılmazdır.

AYNI KURAL HERKES İÇİN GEÇERLİ Mİ?

Sivas’ta sıradan bir vatandaş evinde tadilat yapmak istediğinde belediyeden izin, proje ve ruhsat süreçleriyle karşılaşıyorsa, siyasi parti binaları için de aynı hukuk işletilmelidir.

Kural herkes için aynı olmalıdır.

Asıl mesele de budur.

Siyasi gücü olmayan vatandaş için başka, siyasi parti binası için başka bir uygulama varsa bunun adı hukuk devleti olmaz.

Bu nedenle soruyoruz:

BBP İl Başkanlığı binasında yapılan ilave çalışma için hangi resmi izinler alınmıştır?

Onaylı tadilat projesi mevcut mudur?

Yapı ruhsatı veya mevzuatın gerektirdiği diğer belgeler alınmış mıdır?

Kat maliklerinin gerekli yazılı onayları mevcut mudur?

Yapının taşıyıcı sistemi açısından herhangi bir teknik inceleme yapılmış mıdır?

Bunların cevabı kamuoyuna açıklanmalıdır.

MESELE SADECE ÇATI DEĞİL, CAN GÜVENLİĞİDİR

Burada üzerinde durduğumuz en önemli konu ise yapı güvenliğidir.

Yaşı ilerlemiş bir yapıya yapılan her türlü ilave uygulamanın, binanın taşıyıcı sistemi açısından değerlendirilmesi gerekir.

Biz “bina kesinlikle tehlikelidir” demiyoruz.

Bunu söylemek için teknik inceleme gerekir.

Biz soruyoruz:

Gerekli teknik inceleme yapılmış mıdır?

İşte gazetecilik budur.

Belge varsa belgeyi gösterirsiniz.

Rapor varsa raporu açıklarsınız.

Vatandaşın kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldırırsınız.

DÜNÜN SİYASİ AHLAKI NEREDE?

Geçmiş dönemlerde siyasi parti binaları ve benzeri konularda ortaya konulan “siyasi parti olması, kurallardan muaf olduğu anlamına gelmez” anlayışı, aslında olması gereken devlet ve siyaset anlayışıdır.

Siyasetçinin görevi hukuku kendisine göre eğip bükmek değil, hukukun herkese eşit uygulanmasını savunmaktır.

Gazetecinin görevi de siyasi gücü alkışlamak değil, gerektiğinde soru sormaktır.

SON ÇAĞRI: BELGELERİ ORTAYA KOYUN

Sayın Hakan Sezerer’e buradan açık ve net çağrımızdır:

İlave yapı çalışması mevzuata uygunsa belgelerini kamuoyuna açıklayın.

Belediye onaylı tadilat projesi…

Gerekli ruhsat ve izinler…

Kat maliklerinin muvafakatleri…

Varsa statik uygunluk raporu…

Bunları ortaya koyun.

Biz de kamuoyuna açıkça, “Sorularımızın cevabı verilmiştir” diyelim.

Ancak belgeler ortaya konulmadan gazetecilere “karabaş” benzetmesi üzerinden cevap verilmesi, soruların cevabı değildir.

Tam tersine yeni sorular doğurur.

Sayın Sezerer;

Bu şehir sizin de şehrinizdir, bizim de.

Siyasetçiler gelip geçer.

Partiler seçimden seçime değişebilir.

Ama Sivas halkı burada yaşamaya devam eder.

Bu nedenle hiç kimse siyasi makamını, gazetecilik geçmişini veya bulunduğu koltuğu vatandaşın üzerinde görmemelidir.

Biz kişilerin değil, hukukun tarafındayız.

Biz siyasi partilerin değil, kamu yararının peşindeyiz.

Ve sorularımızın cevabını, atasözlerinden değil;

BELGELERDEN BEKLİYORUZ.

Çünkü Sivas’ta hiçbir siyasi makam hukukun üzerinde değildir.

Hiçbir kervan da Sivas halkının hakkından daha büyük değildir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.