Mehmet BAKIR
Bu ülkede bir kesim var; rüzgâr nereden eserse oraya eğilen, güçlünün karşısında el pençe divan duran… Makam görünce sesi kısılan, yetki görünce omurgası eriyen bir güruh. Bunlar için hak, hukuk, adalet lafta güzeldir; icraata gelince ceket iliklemek, baş eğmek daha kârlıdır.
Güçlüye karşı “aman”cı, zayıfa karşı kabadayıdırlar. Yukarıya bakarken gözleri parıldar, aşağıya bakarken dili sivrilir. Onur, şahsiyet, duruş dedikleri şey; çıkarla ölçülen, menfaatle tartılan ucuz kelimelerdir artık. Bir koltuk uğruna susmayı erdem, eğilmeyi akıl sanırlar.
Oysa bilinmeli ki; eğilip bükülmek maharet değil, karakter zaafıdır. Gücün önünde küçülenler büyümez, sadece daha da küçülür. Bugün el pençe duranlar, yarın aynı güç tarafından yok sayıldığında şaşırmasın. Çünkü omurgasını kaybeden birinin arkasında durulmaz.
Bu memlekete eğilenler değil, dik duranlar lazımdır. Güçlünün gölgesinde yaşamayı marifet sananlara değil; haksızlığın karşısında dimdik duranlara ihtiyaç var. Gerisi mi? Tarihin tozlu raflarında, isimleri bile hatırlanmadan silinip gider.
“AMAN”CI YALAKALAR..!
