

ANITLAR KURULU KİMİN ELİNDE
Mehmet BAKIR
Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu hangi kriterlere göre oluşturuluyor?
Sivas; tarihî yapıları, kültürel mirası ve korunması gereken taşınmaz kültür varlıkları bakımından Türkiye’nin önemli şehirlerinden biridir.
Bu nedenle Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun aldığı kararlar yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakların tarihî mirasını da doğrudan ilgilendirmektedir.
Tam da bu nedenle, kurul üyelerinin liyakat, uzmanlık, tarafsızlık ve mevzuata uygunluk kriterleri bakımından kamuoyu tarafından sorgulanması son derece doğaldır.
Buradaki amacımız herhangi bir kişi hakkında peşinen hüküm vermek değil; kamuoyuna yansıyan iddiaların ilgili mevzuat çerçevesinde açıklığa kavuşturulmasını istemektir.
TUĞBA GENÇ’İN KURUL ÜYELİĞİ HANGİ KRİTERLERE DAYANIYOR?
Mimar Tuğba Genç’in yaklaşık iki dönemdir Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nda görev yaptığı ve bir dönem kurul başkanlığı görevini yürüttüğü yönündeki bilgiler kamuoyunda tartışılmaktadır.
Bu noktada sorulması gereken soru açıktır:
Tuğba Genç’in kurul üyeliğine atanmasında hangi mevzuat hükümleri ve hangi mesleki yeterlilik kriterleri esas alınmıştır?
Kendisinin mimarlık eğitimi aldığı bilinmekle birlikte, özellikle restorasyon, konservasyon ve kültür varlıklarının korunması alanındaki uzmanlığının hangi belgelerle ortaya konulduğunun açıklanması kamu yararı bakımından önem taşımaktadır.
Zira kurulun değerlendirdiği dosyalar arasında tarihî ve tescilli yapıların restorasyon projeleri ile koruma alanlarına ilişkin son derece teknik konular bulunmaktadır.
Dolayısıyla kamuoyunun bilmek istediği husus şudur:
Kurul üyelerinin uzmanlık alanları ile görev yaptıkları kurulun teknik ihtiyaçları arasında nasıl bir değerlendirme yapılmaktadır?
ÖZEL MESLEKİ FAALİYETLER VE ÇIKAR ÇATIŞMASI İDDİASI
Asıl cevap bekleyen hususlardan biri ise kurul üyelerinin aynı zamanda özel sektörde mesleki faaliyet yürütüp yürütemeyeceğidir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun koruma bölge kurullarında görev yapan üyelerin tarafsızlığı ve menfaat ilişkileri bakımından getirdiği hükümler bu noktada önem taşımaktadır.
Bu nedenle, kurul üyesi olan bir mimarın aynı dönemde tescilli taşınmazlar, bunların yakın çevresindeki yeni yapılar veya kurulun görev alanına giren projelerle ilgili mesleki hizmet yürütüp yürütmediğinin incelenmesi gerekir.
Kamuoyuna yansıyan iddialardan biri de Tuğba Genç’in Sivas hızlı tren garı projesinde şantiye şefi olarak görev yaptığı ve bu görev nedeniyle ücret aldığı yönündedir.
Bu iddianın doğru olup olmadığı öncelikle belgeler üzerinden ortaya konulmalıdır.
Doğruysa;
Görevin başlangıç ve bitiş tarihi nedir?
Kurul üyeliğiyle aynı döneme denk gelmiş midir?
Projenin kurulun görev ve yetki alanıyla herhangi bir bağlantısı bulunmakta mıdır?
İlgili dosya veya kararlarda kendisinin herhangi bir dahli olmuş mudur?
Varsa çıkar çatışmasını önlemek amacıyla ilgili dosyadan çekilme veya başka bir idari tedbir uygulanmış mıdır?
Bu soruların cevaplanması, yalnızca ilgili kişi açısından değil, kurulun tarafsızlığına duyulan kamu güveni açısından da önemlidir.
AKRABALIK İLİŞKİSİ İDDİASI DA AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALI
Kamuoyunda Tuğba Genç ile AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Toy arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin bazı mesleki süreçlerde etkili olduğu yönünde iddialar dile getirilmektedir.
Burada özellikle vurgulamak gerekir:
Akrabalık ilişkisi tek başına herhangi bir hukuka aykırılık anlamına gelmez.
Ancak kamu görevi niteliğindeki bir kurul üyeliği söz konusu olduğunda, bu ilişkinin kurul üyeliğine atanma veya kurulun karar süreçleri üzerinde herhangi bir etkisinin bulunup bulunmadığı kamuoyu açısından meşru bir denetim konusudur.
Bu nedenle ilgili makamların;
“Atama sürecinde herhangi bir siyasi veya kişisel referans söz konusu olmuş mudur?”
sorusuna açık ve belgeli bir cevap vermesi, tartışmaları sona erdirebilecek nitelikte olacaktır.
KURUL ÜYELERİ NASIL BELİRLENİYOR?
Bir başka iddia ise bazı kurul üyelerinin siyasi veya kişisel referanslarla belirlendiği yönündedir.
Bu iddia doğruysa ciddi bir idari ve etik tartışma ortaya çıkar.
Doğru değilse de ilgili kurumların bunu açıklaması, kamuoyunda oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi açısından önemlidir.
Bu nedenle ilgili Bakanlık ve kurul yönetiminden şu bilgilerin açıklanmasını beklemek hakkımızdır:
Kurul üyeleri hangi mevzuat hükümlerine göre belirlenmektedir?
Üyelerin uzmanlık alanları ve mesleki özgeçmişleri hangi kriterlerle değerlendirilmektedir?
Son beş yıl içerisinde kurul üyeliklerine yapılan atamalarda adayların mesleki yeterlilikleri nasıl incelenmiştir?
Kurul üyelerinin özel mesleki faaliyetleri çıkar çatışması bakımından denetlenmekte midir?
MESELE KİŞİLER DEĞİL, KAMU GÜVENİDİR
Burada kişisel bir husumet veya herhangi bir kişi hakkında peşin hüküm verme amacı bulunmamaktadır.
Tam tersine mesele, kamu görevi yürüten bir kurulun karar mekanizmasına duyulan güvenin korunmasıdır.
Sivas’ın tarihî eserleri ve kültürel mirası, herhangi bir siyasi partiye, kişiye veya meslek grubuna ait değildir.
Bunlar bütün Sivas’ın ve gelecek nesillerin ortak mirasıdır.
Bu nedenle kurul üyelerinde aranması gereken temel ölçütlerin;
liyakat, uzmanlık, tarafsızlık, şeffaflık ve kamu yararı
olması gerektiği kanaatindeyiz.
SAYIN RUKİYE TOY’A AÇIK ÇAĞRI
Sayın Rukiye Toy…
Hakkınızda veya yakınınız olduğu ifade edilen bir kişi hakkında herhangi bir ithamda bulunmak istemiyoruz.
Ancak kamuoyunda dile getirilen iddiaların açıklığa kavuşması bakımından sizin de söyleyecekleriniz önemlidir.
Eğer Tuğba Genç’in kurul üyeliği sürecinde herhangi bir dahliniz olmadıysa, bunu açıkça ifade edebilirsiniz.
Eğer söz konusu akrabalık iddiası gerçeği yansıtmıyorsa, kamuoyuna açıklayabilirsiniz.
Eğer herhangi bir mesleki veya idari süreçte sizin etkiniz söz konusu olmadıysa, bunun belgeleriyle ortaya konulması tartışmaları sona erdirecektir.
Çünkü bizim istediğimiz şey bir kişinin hedef gösterilmesi değil;
kamu görevinin hangi kriterlerle yürütüldüğünün açıklığa kavuşturulmasıdır.
Anıtlar Kurulu’nun kararları tarihî mirasımızın geleceğini belirlemektedir.
Bu nedenle kurul üyelerinin atanmasından mesleki faaliyetlerine, karar süreçlerinden olası çıkar çatışmalarına kadar bütün hususlar mevzuat, liyakat ve kamu yararı açısından denetlenebilir ve açıklanabilir olmalıdır.
Eğer ortada herhangi bir usulsüzlük yoksa, yapılacak şeffaf açıklamalar zaten bütün iddiaları ortadan kaldıracaktır.
Yok eğer mevzuata aykırı bir durum varsa, bunun da ilgili idari makamlar tarafından incelenmesi gerekir.
Bizim talebimiz nettir:
“Anıtlar Kurulu hangi kriterlerle yönetiliyor?”
Bu sorunun cevabını kişi veya kurumların açıklaması değil, belgeler ve mevzuat vermelidir.
