DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

“YAZICIOĞLU’NU KENDİ YAKININDAKİLER Mİ ÖLDÜRDÜ”

Yayınlanma Tarihi : Google News
“YAZICIOĞLU’NU KENDİ YAKININDAKİLER Mİ ÖLDÜRDÜ”

YAZICIOĞLU DOSYASINDA DİKKAT ÇEKEN SORULAR

Mehmet BAKIR

“Yazıcıoğlu’nu kendi yakınındakiler mi öldürdü?”
Gazeteci Revaha Kaman, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda, yıllardır cevabı aranan soruları yeniden gündeme taşıdı:
“Yazıcıoğlu’nu kendi yakınındakiler mi öldürdü?”


Kaman’ın paylaşımında, helikopterin kiralanma sürecine ilişkin BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin adı ve geçmişte yaptığı açıklamalar da gündeme getirildi.
Bu konu bugün daha da önemli. Çünkü 2026 yılında dosyanın yeniden hareketlenmesiyle birlikte, helikopterin kiralanma sürecinin de soruşturulması gerektiği yönündeki çağrılar yeniden yükseldi.
Nitekim Yazıcıoğlu dosyasının avukatlarından Selami Ekici, Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada, helikopterin kiralanma sürecinin eksik bırakılması halinde soruşturmanın önemli bir ayağının karanlıkta kalacağını söyledi.
Peki helikopter nasıl kiralandı?
Dosyaya ilişkin daha önceki incelemelerde yer alan bilgilere göre, 2009 seçimleri sırasında BBP tarafından helikopter kiralanmasına karar verildi. Bu süreçte dönemin BBP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Destici’nin, helikopter şirketiyle görüşme sürecinde adının geçtiği; kiralama işleminin ise parti yöneticileri üzerinden yürütüldüğü aktarılıyor. Helikopterin 32 bin TL bedelle kiralandığı ve ödemenin farklı kaynaklardan karşılandığı belirtiliyor.
İşte tam burada kamuoyunun cevap beklediği sorular ortaya çıkıyor:
Helikopteri kim kiraladı?
Kira bedelini kim topladı?
Parayı kim ödedi?
Para hangi hesaptan çıktı ve hangi hesaba yatırıldı?
Ve daha da önemlisi:
Helikopterin kiralanması ve ödeme sürecinde adı geçen kişiler hakkında o dönemde herhangi bir FETÖ bağlantısı araştırıldı mı?
Bu soruların sorulması, hiç kimseyi peşinen suçlu ilan etmek anlamına gelmez.
Ancak bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın geldiği nokta, bu soruların artık daha ciddi biçimde araştırılmasını gerektiriyor.
Çünkü Adalet Bakanı Akın Gürlek, Temmuz 2026’da yapılan operasyon kapsamında bazı şüpheliler hakkında FETÖ faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten öldürme” suçuna ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğunun değerlendirildiğini açıkladı. 25 kişi gözaltına alınırken soruşturmada 29 şüpheli tespit edildi.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise soruşturmanın tüm yönleriyle yürütülmesi gerektiğini belirterek, “kastı, kusuru olanların bedelini ödeyeceğini” söyledi.
O halde soruyoruz:
Helikopterin kiralanmasından, parasının ödenmesine kadar geçen süreç neden bütün ayrıntılarıyla kamuoyunun önüne konulmuyor?
Parayı ödeyen kimdi?
Bu kişinin geçmişi ve bağlantıları araştırıldı mı?
Helikopterin kiralanması sırasında kim, kimin talimatıyla hareket etti?
Ve Revaha Kaman’ın gündeme taşıdığı o kritik soru:
“Muhsin Yazıcıoğlu’nu kendi yakınındakiler mi öldürdü?”
Bugün bu soruya cevap verecek olan sosyal medya paylaşımları değil, deliller, belgeler ve bağımsız yürütülecek kapsamlı soruşturmadır.
Yazıcıoğlu dosyası 17 yıl sonra yeniden açılmışken, helikopterin kiralanmasından olay yerindeki müdahalelere kadar bütün zincirin ortaya çıkarılması artık bir zorunluluktur.
Çünkü kamuoyu yıllardır aynı şeyi soruyor:
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde gerçekten ne oldu?
Ve bu kez, hiçbir isim, hiçbir makam ve hiçbir bağlantı soruşturmanın dışında bırakılmamalıdır.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.