

Mehmet BAKIR
Sanal kumar can almaya devam ediyor…
Peki biz ne yapıyoruz?
Sanal kumarla mücadele edildiği söyleniyor. Operasyonlar yapılıyor, bazı siteler kapatılıyor, şüpheliler gözaltına alınıyor.
Ama görünen o ki sanal kumarın pençesine düşen gençlerimizin sayısı her geçen gün artıyor.
Geçtiğimiz günlerde Kızılırmak’ta cesedi bulunan E.Ö. (38) isimli gençle ilgili ortaya atılan iddialar hepimizi derinden sarstı.
İddialara göre E.Ö., yüklü miktarda sanal kumar borcunun altına girdi. Sonrasında ilaç içerek yaşamına son verdi.
Burada özellikle altını çizmek gerekiyor:
Bunlar bize ulaşan iddialar. Ölümün gerçek nedeni ve sanal kumarla bağlantısı, yapılacak resmi soruşturma sonucunda kesinlik kazanacaktır.
Ancak ortada görmezden gelemeyeceğimiz daha büyük bir gerçek var.
Sanal kumar, gençlerimizin hayatlarına sinsice giriyor.
Telefonun bir ucunda…
24 saat açık bir kumarhane var.
Üstelik artık kumarhanelere gitmeye bile gerek yok. Sosyal medya hesapları, mesajlaşma uygulamaları, reklamlar ve çeşitli internet platformları üzerinden gençlere ulaşmak son derece kolay.
Bir anda küçük miktarlarla başlayan oyun, zaman içerisinde büyük kayıplara dönüşebiliyor.
Kaybedilen para geri kazanılmak isteniyor.
Borç alınıyor.
Kredi çekiliyor.
Aileden gizli para bulunuyor.
Sonra daha büyük bahisler geliyor.
Ve kişi, farkına varmadan bir borç sarmalının içine düşüyor.
İşte tehlike tam burada başlıyor.
Çünkü sanal kumar sadece para kaybettirmiyor.
Aileleri dağıtıyor, insanları borçlandırıyor, psikolojik çöküntüye sürüklüyor ve bazı durumlarda insanları hayatının en karanlık noktasına götürebiliyor.
Peki kaç genç bu bataklığın içerisinde?
Kaç aile, çocuğunun sanal kumar oynadığından habersiz?
Kaç genç borç içerisinde kıvranıyor?
Kaç kişi ailesinden, arkadaşlarından ve çevresinden bunu gizliyor?
Kaç kişi “son bir kez oynayıp kaybettiklerimi geri kazanacağım” diyerek daha büyük bir batağa saplanıyor?
Bunları biliyor muyuz?
Asıl cevaplamamız gereken sorular bunlar.
Sadece operasyon yetmez
Sanal kumarla mücadeleyi yalnızca internet sitesi kapatmak veya operasyon düzenlemek olarak görürsek bu mücadeleyi kazanamayız.
Çünkü bugün kapatılan sitenin yarın başka bir adresi açılabiliyor.
Başka isimle faaliyet gösterebiliyor.
Başka sosyal medya hesabından gençlere ulaşabiliyor.
O halde daha kapsamlı bir mücadele gerekiyor.
Para trafiği takip edilmeli.
Yasa dışı bahis ve kumar reklamlarına ağır yaptırımlar uygulanmalı.
Sosyal medya üzerinden gençlere ulaşan hesaplar etkin şekilde denetlenmeli.
Okullarda ve ailelerde bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı.
Ve en önemlisi…
Sanal kumar bağımlılığı yaşayan insanların başvurabileceği, kolay ulaşılabilir psikolojik ve sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli.
Çünkü bağımlılık yaşayan bir insanı sadece cezalandırmak yetmez.
Onu bataktan çıkarmak gerekir.
Sivas’ta kim ne yapıyor?
Buradan Sivas’taki yetkililere de açıkça soruyorum:
Sivas’ta sanal kumarla mücadele konusunda hangi çalışmalar yapılıyor?
Kaç genç bu konuda destek aldı?
Emniyet birimlerine sanal kumar ve yasa dışı bahis konusunda kaç ihbar ulaştı?
Sanal kumar nedeniyle mağdur olan vatandaşlara hangi kurumlar destek veriyor?
Ve en önemlisi…
Gençlerimizi bu bataktan kurtarmak için ortak bir çalışma yürütülüyor mu?
Bu soruların cevaplarını kamuoyu bilmek istiyor.
Çünkü artık mesele birkaç kişinin kumar oynayıp para kaybetmesi değildir.
Mesele, bir neslin geleceğidir.
Bugün 18 yaşındaki bir genç, cebindeki birkaç yüz lirayla başladığı oyunda yarın ailesinin yıllarca biriktirdiği parayı kaybedebilir.
Borç batağına düşebilir.
Çevresinden uzaklaşabilir.
Psikolojik olarak çökebilir.
Ve biz bütün bunları olup bittikten sonra konuşursak, çok geç olabilir.
Sanal kumar konusunda artık “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışından vazgeçmeliyiz.
Çünkü o yılan, bugün başkasının çocuğuna dokunurken yarın bizim kapımızı çalabilir.
Bir gencimizi daha kaybetmeden, bu bataklığın köküne inmek zorundayız.
Sanal kumar sadece bir kumar meselesi değildir.
Bu, toplumun geleceğini tehdit eden ciddi bir bağımlılık ve sosyal sorun meselesidir.
Ve artık soruyu değiştirme zamanı geldi:
“Sanal kumarla mücadele ediyor muyuz?” değil…
“Sanal kumarın pençesine düşen gençlerimizi kurtarmak için ne yapıyoruz?”
