Mehmet BAKIR
Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek’in restorasyonu devam eden Ulu Camii’ni ziyaret etmesi, çalışmaları yerinde görmesi ve yetkililerden bilgi alması elbette önemlidir. Sahada olan, yapılan işi takip eden, vatandaşa kulak veren bir yönetim anlayışı her zaman kıymetlidir.
Asıl sorulması gereken soru şudur: Ulu Camii restorasyonu başlamadan önce kimlere danışıldı?
Bu tarihi ve manevi değeri son derece yüksek yapı için alanında yetkin ilahiyatçılar, sanat tarihçileri ve restorasyon konusunda uzman mimarların görüşleri gerçekten alındı mı, yoksa “biz yaptık oldu” anlayışı mı devreye sokuldu?
Ulu Camii sıradan bir yapı değildir. Burası Sivas’ın hafızasıdır, inancın ve tarihin buluştuğu bir mekândır. Yapılacak en küçük hata, telafisi mümkün olmayan tahribatlara yol açabilir. Türkiye’nin birçok yerinde “restorasyon” adı altında tarihi eserlerin ruhunun nasıl yok edildiğini acı tecrübelerle gördük.
Kimse kusura bakmasın; mesele güzel görünmesi değil, aslına uygun olmasıdır. Kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesi bir lütuf değil, zorunluluktur. Ulu Camii’ne yapılan her müdahalenin hesabı açık, şeffaf ve denetlenebilir olmak zorundadır. Çünkü bu eser, bugün yaşayanların değil, geçmişin emaneti, geleceğin hakkıdır.
