

Mehmet BAKIR/ ÖZEL YORUM
Her türlü olumsuzluk, hukuksuzluk ve usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddiaların havada uçuştuğu bir ortamda, kalkıp da “Kimse bizi, belediyeyi polemik malzemesi yapmasın” demek ne kadar doğru?
Önce iddiaların muhatabı olarak çıkıp kamuoyuna açık ve net cevap vermek gerekir.
İl başkanı olarak göreviniz yalnızca belediyeyi savunmak değildir. Asıl göreviniz; doğruyu araştırmak, yanlış varsa ortaya çıkarmak ve kamuoyunun vicdanını rahatlatmaktır.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun sözünü hatırlamakta fayda var:
“Musa’dan yana olmak yetmez, Firavun’un karşısında kavga etmek gerek.”
Peki soruyorum:
Aleyhinde yazan gazetecileri arayıp, “Bu iddianın aslı astarı nedir?” diye sordunuz mu?
İddiaları araştırdınız mı?
Yoksa sadece belediyenin yanında durmayı mı tercih ettiniz?
Gazetecinin görevi soru sormaktır. Siyasetçinin görevi ise sorulan sorulara cevap bulmak ve kamuoyunu aydınlatmaktır.
Eğer ortada ciddi iddialar varsa, bunları dile getiren gazetecileri susturmak ya da onları “polemik” yapmakla suçlamak yerine, iddiaların üzerine gitmek gerekir.
Aksi halde, Musa’nın yanında olduğunu söyleyip Firavun’un karşısında durmayanların durumunu sorgulamak da kamuoyunun hakkıdır.
Gelelim diğerlerine…
Sivas AK Parti Milletvekili Rukiye Toy ve Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Hakan Demirgil’in, hakkında son günlerde yaptığı açıklamalar nedeniyle kamuoyunda ciddi tepkiler oluşan Pazarcılar Odası Başkanı Halil Şahin ile birlikte pazar yerinde dolaşması da ister istemez bazı soruları beraberinde getiriyor.
Elbette herkes istediği kişiyle yan yana gelebilir.
Ancak kamuoyunun tepki gösterdiği bir isimle verilen görüntünün, topluma hangi mesajı verdiği de siyasetin ve kamu görevinin bir parçasıdır.
Özellikle Rukiye Toy bu tartışmaların ve kamuoyundaki tepkilerin ne kadar farkında, bilmiyorum.
Ama “Ben senin arkandayım” şeklinde yorumlanabilecek bir görüntünün, böylesine tartışmalı bir süreçte verilmesi doğal olarak sorgulanacaktır.
Siyaset yalnızca ne söylediğinizden ibaret değildir.
Kimin yanında, hangi zamanda ve hangi görüntüyü verdiğiniz de siyasetin bir parçasıdır.
Şimdi kamuoyu soruyor:
Bu ziyaret sıradan bir ziyaret miydi, yoksa bir mesaj mı veriliyordu?
Cevabı elbette Sayın Rukiye Toy ve Sayın Hakan Demirgil verecektir.
Bizim görevimiz ise sormaya devam etmek.
Çünkü gazetecilik, güçlülerin yanında fotoğraf vermek değil; gerektiğinde güçlülerin karşısında soru sorabilmektir
