DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

SAHTE YÜZLÜ SİYASETİN AHLAK MASKESİ!

Yayınlanma Tarihi : Google News
SAHTE YÜZLÜ SİYASETİN AHLAK MASKESİ!

SAHTE YÜZLÜ SİYASETİN AHLAK MASKESİ!

Mehmet BAKIR
Haksızlığı görmezden gelip insanlık dersi vermek de neyin nesi?
Mehmet BAKIR’ın Kaleminden
Siyasette bazıları vardır; kürsüye çıktığında adaletten, liyakatten, dürüstlükten söz eder. Fotoğraf karelerinde insanlığın, kardeşliğin ve dayanışmanın en güzel örneğini sergiler. Ancak perde arkasında neler yaşandığına, kimin hakkının yenildiğine, kime ayrıcalık tanındığına gelince ortalık bir anda sessizliğe bürünür.
Ne hikmetse herkes adalet yanlısıdır ama adalet kendi kapısına dayanana kadar!
Her türlü haksızlığın, adam kayırmanın ve torpilin yaşandığı iddiaları karşısında sessiz kalacaksınız; hak edenin değil, yakını olanın önünün açılmasına göz yumacaksınız. Sonra da boy boy fotoğraflar yayımlayıp adamlıktan, insanlıktan ve ahlaktan dem vuracaksınız.
Kusura bakmayın ama bu millet artık fotoğrafla siyaset yapanları değil, yaptıklarıyla hesap verenleri görmek istiyor!
Fotoğraf başka, gerçekler başka!
İnsanlık, kameralar karşısında gülümsemek değildir. Adamlık, kalabalıkların önünde güzel cümleler kurmakla ölçülmez. Dürüstlük de sosyal medya paylaşımlarına birkaç anlamlı söz yazmakla kazanılmaz.
Asıl mesele, kimsenin görmediği yerde nasıl davrandığınızdır.
Bir insanın hakkı yeniyorsa, liyakat sahibi bir kişi sırf tanıdığı olmadığı için dışarıda bırakılıyorsa, bir başkasına yalnızca yakınlığı nedeniyle ayrıcalık tanındığı iddia ediliyorsa orada sorulması gereken sorular vardır.
Kim yaptı?
Kimin bilgisi vardı?
Kim sustu?
Ve en önemlisi, adaletin sağlanması için kim sorumluluk aldı?
İşte gerçek samimiyet bu sorulara verilen cevaplarda saklıdır.
Siyaset ahlak gösterisi değildir!
Siyaset, insanlara tepeden bakma makamı değildir. Hele hele kişisel ilişkileri, yakınlığı ve menfaatleri kamu yararının önüne koyma alanı hiç değildir.
Makam sahibi olmak, insanlara ahlak dersi verme hakkını kendiliğinden kazandırmaz. Tam tersine, makam büyüdükçe sorumluluk da büyür.
Bugün insanlıktan söz edenler, önce kendi uygulamalarına bakmalıdır. Adaleti savunanlar, adaleti herkese eşit uygulamalıdır. Liyakatten söz edenler, liyakatin önünü açmalıdır. Dürüstlük isteyenler, eleştiriye de hesap vermeye de hazır olmalıdır.
Çünkü ahlak, insanın kendisi için istediği ayrıcalığı başkasına da tanıyabilmesidir.
Kendisine yakın olanı koruyup diğerinin hakkını görmezden gelmek, sonra da erdem nutukları atmak samimiyet tartışmasını beraberinde getirir.
Hadi oradan!
Kimse kusura bakmasın!
İnsanların gözünün içine baka baka ahlaktan söz edip uygulamada bunun tam tersini yapmak, siyasete de topluma da zarar verir.
Bu millet kimin ne söylediğini duyuyor, kimin ne yaptığını da sorguluyor. Bugün alkış toplayan fotoğraflar yarın sorulacak soruların önüne geçemez. Süslü cümleler, cevapsız bırakılan iddiaları ortadan kaldırmaz.
Elbette hiç kimse, somut deliller ortaya konulmadan suçlu ilan edilemez. Ancak kamu görevinde bulunanlar hakkında ortaya atılan ciddi iddialar da sırf rahatsızlık veriyor diye görmezden gelinemez. Yapılması gereken bellidir: İddialar araştırılmalı, belgeler incelenmeli ve kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir.
Bizim derdimiz kişilerle değil, ilkelerdir. Kim olursa olsun haksızlığın karşısında durmak, adaletin ve kamu yararının yanında olmak gazeteciliğin sorumluluğudur.
Kimseye düşmanlığımız yok; ama kimsenin de kendisini ahlakın, adaletin ve hesap vermenin üzerinde görmesine eyvallahımız yok!
Unutmayın…
Adamlık fotoğrafta değil, duruşta belli olur. İnsanlık sözde değil, davranışta ortaya çıkar. Ahlak ise çıkarların değiştiği yerde sınanır.
Ve günün sonunda geriye ne yayımlanan fotoğraflar kalır ne de atılan nutuklar…
Geriye yalnızca yapılanlar, verilebilen hesaplar ve insanların hafızasında kalan gerçekler kalır.
Siyasetinize ahlak maskesi takarak gerçekleri örtemezsiniz. Önce adalet, önce liyakat, önce samimiyet! Gerisi yalnızca gösteriştir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.