

Mehmet BAKIR
Ahmet Özyürek ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirdiğim ziyaret, aslında sadece bir nezaket görüşmesi değildi. Bu buluşma, Sivas’ın geleceğine dair samimi bir muhasebenin de kapısını araladı.
Ankara’nın yoğun ve çoğu zaman yorucu siyasi atmosferinde, memleket meselesini gündeminin merkezine koyan isimlere rastlamak zor. Ancak Özyürek’in sohbet boyunca tekrar ettiği bir cümle vardı ki, her şeyin özeti gibiydi:
“Sivas’a daha iyi nasıl hizmet edebilirim?”
Bu cümle, kulağa sıradan bir siyasi söylem gibi gelebilir. Ama mesele, bu sözün arkasının doldurulup doldurulmadığıdır. Görüşmemiz boyunca anladığım şu oldu: Özyürek, bu soruyu sadece dillendiren değil, cevabını arayan bir anlayışla hareket ediyor.
Kapısını çalan herkesi dinleyen, derdi olanı geri çevirmemeye çalışan bir yaklaşım… Bugün siyasette belki de en çok ihtiyaç duyulan şey tam olarak bu değil mi? Ulaşılabilir olmak, dinlemek ve çözüm üretmek.
Elbette bir milletvekilinin görevi sadece dinlemek değildir. Asıl mesele, bu talepleri somut hizmete dönüştürebilmektir. Görünen o ki, Özyürek bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirme gayreti içinde.
Ama şunu da teslim etmek gerekir: Niyet varsa, gayret varsa, bir yerden başlanır. Ve bazen bir şehre hizmet etmenin ilk adımı, gerçekten o şehrin derdini dert edinmektir.
Sivas’ın beklentisi büyük. Sözden çok icraat görmek isteyen bir şehir burası. Bu nedenle ortaya konulan bu yaklaşımın, önümüzdeki süreçte somut sonuçlara dönüşeceğine inanıyorum.
Ziyaretimiz esnasında Sayın Ahmet Özyürek’in göstermiş olduğu yakın ilgi ve alakaya çok teşekkür ederken, ayrıca danışmanı Serdar ULAŞ beye de teşekkür ederim.



