Özel Eğitimde Sessiz Çığlık: Rehberlerin Alın Teri Kimlere Gidiyor?
Mehmet BAKIR / Özel Haber
Son günlerde benzer şikâyet mesajları almaya başladım.
Hepsinin ortak noktası aynı: Özel Eğitim Okulları öğrenci taşımacılığında çalışan servis rehberleri.
Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde her yıl ihale ile verilen Özel Eğitim Öğrenci Taşımacılığı işlerinde, mevzuat gereği servis rehberleri zorunlu. Kâğıt üzerinde her şey düzgün görünüyor. Ancak işin mutfağına indiğinizde, karşınıza utanç verici bir düzen çıkıyor.
Yıllardır servis rehberlerinin hesabına yatan ücretin yarısı, elden ya da farklı yöntemlerle yüklenici firmaya geri alınıyor.
Örneğin; çalışanın hesabına ay sonunda 19 bin TL yatıyor, bunun 10 bin TL’si geri isteniyor.
Geriye kalan para ise ne asgari ücrete yetiyor ne de insan onuruna.
Daha vahimi şu:
Bu iade, geçmiş yıllarda firmanın hesabına yatırılarak bile yapılmış. Yani bu iş “gizli saklı” değil, adeta normalleştirilmiş bir hırsızlık.
Bugün asgari ücretin hali ortadayken, ekonomi zaten garibanın belini bükmüşken yapılan bu uygulama ne vicdana sığar ne ahlaka…
Kusura bakmayın ama bu yapılan emek hırsızlığıdır.
Ve açıkça söylüyorum:
Müslüman Türk milletine hiç yakışmıyor.
Gerekçeleri hazır:
“İş kolay.”
Kim söylüyor bunu? Hayatında bir gün bile özel eğitimli bir çocukla çalışmamış olanlar.
Oysa gerçek şu:
Servis rehberleri sadece araçta refakat etmiyor.
Bu çocukların yemekleriyle, tuvaletiyle, davranışlarıyla, güvenliğiyle ilgileniyor.
Sabır istiyor, vicdan istiyor, sorumluluk istiyor.
Bu iş “kolay” değil, yürek işi.
Ama çalışanlar ses çıkaramıyor.
Neden?
Çünkü tehdit açık:
“Konuşursan işten çıkarsın.”
İnsanlar aylık 8–10 bin TL’ye mahkûm ediliyor.
Bu bir tercih değil, çaresizlik.
Burada en büyük sorumluluk kime ait biliyor musunuz?
Milli Eğitim Müdürlüğü’ne.
Çünkü Milli Eğitim bu işin asıl işverenidir.
Çalışanların ücretini, hakkını, sigortasını takip etmek zorundadır.
Ama yıllardır bu konuda hiçbir sorumluluk alınmıyor.
“Firma isimleri önemli değil” diyoruz, çünkü gerçekten değil.
Her yıl ihale değişiyor, firma değişiyor,
Ama sistem değişmiyor.
Alt yükleniciye veriliyor, baskı devam ediyor, sömürü devam ediyor.
Firmalar ne diyor?
“İhaleyi çok düşük aldık.”
O zaman çözüm de belli:
✔️ Milli Eğitim ihalelere alt limit koymalı
✔️ Servis rehberlerinin maaşı doğrudan Milli Eğitim tarafından yatırılmalı
✔️ Denetim kağıt üzerinde değil, sahada yapılmalı
Asıl işveren olarak Milli Eğitim, üzerine düşeni yapmak zorunda.
Bu konu artık görmezden gelinecek bir detay değil,
yıllardır kanayan bir yara.
Ve bilinmeli ki;
Bu sessizlik sonsuza kadar sürmez.
Bir gün bu defter açılır.
