
Mehmet BAKIR
Önümüzdeki Çarşamba günü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) mütevelli heyeti seçimleri yapılacak. Ancak her seçim döneminde olduğu gibi bu kez de kamuoyunda aynı soru yeniden gündeme geliyor: Bu seçimler nasıl yapılıyor, hangi dernekler davet ediliyor ve kimler hangi kriterlere göre mütevelli heyetine giriyor?
Bugüne kadar yapılan seçimlere bakıldığında, sosyal yardımlaşma faaliyetiyle doğrudan ilgisi bulunmayan bazı derneklerin neredeyse rutin şekilde her dönem mütevelli heyetinde yer aldığı görülüyor. Oysa SYDV’nin kuruluş amacı son derece açık: yoksulun, kimsesizin, muhtacın yanında olmak. Bu amaca hizmet etmeyen, sahada aktif bir yardımlaşma faaliyeti bulunmayan derneklerin heyette sürekli yer alması ise doğal olarak soru işaretleri doğuruyor.
Asıl dikkat çekici olan nokta şu: Sadece ve yalnızca yardım yapmak amacıyla kurulmuş, gıda, giyim, eğitim ve sosyal destek alanlarında fiilen faaliyet gösteren derneklerin çoğu zaman bu heyetlerde yer bulamaması. Yardımlaşmayı tabela üzerinden değil, sahada icra eden bu derneklerin dışarıda bırakılması, SYDV’nin ruhu ile de bağdaşmıyor.
Bu nedenle bu kez beklenti nettir:
Mütevelli heyetlerinde “alışılmış isimler” değil, gerçekten yardımlaşma yapan, ihtiyaç sahibinin kapısını çalan, derdi dert edinen dernekler yer almalıdır. Şeffaflık, adalet ve liyakat ancak bu şekilde sağlanabilir.
Aksi halde her seçim sonrası aynı sorular sorulmaya, aynı kuşkular dillendirilmeye devam eder. SYDV mütevelli heyetleri bir temsiliyet makamı değil; vicdan, sorumluluk ve sosyal adalet makamıdır. Bu gerçeğin göz ardı edilmemesi gerekir.