

KIZILIRMAK PROJESİ: VİZYON MU, VİTRİN Mİ?
Mehmet BAKIR/
Sivas yıllardır aynı döngünün içinde.
İş yok, üretim yok, gençler kahvehanelerde, kafelerde…
Sonra bir proje çıkıyor ortaya: Kızılırmak Projesi.
Soruyoruz:
Bu proje gerçekten Sivas’ı mı kalkındıracak, yoksa yine “göz boyama” mı olacak?
Kimse kusura bakmasın…
Sivas’ın sorunu yürüyüş yolu değil.
Sivas’ın sorunu işsizlik, üretimsizlik ve plansızlık.
Sen sanayiyi büyütememişsin, yatırımcıyı şehirde tutamamışsın,
gençlere iş verememişsin…
Sonra çıkıp diyorsun ki: “Kızılırmak’ı düzenliyoruz.”
İyi de…
İnsanlar cebinde para yokken o düzenlenen yerde ne yapacak?
Bu tür projeler doğru yapılırsa elbette değer katar.
Ama Sivas’ta yıllardır gördüğümüz tablo ortada:
Yapılıyor…
Açılış yapılıyor…
Sonra kaderine terk ediliyor.
Bakımı yok.
Denetimi yok.
İşletmesi yok.
Sonuç?
Milyonlar çöpe, ortaya çıkan ise atıl alanlar.
Gelelim en kritik soruya:
Sivas Belediyesi bu yükün altından kalkabilecek mi?
Açık konuşalım…
Bu sadece yapmakla biten bir iş değil.
Asıl mesele yaptıktan sonra başlıyor.
Her gün bakım, temizlik, güvenlik, işletme gideri…
Bunların hesabı yapıldı mı?
Yoksa yine “yapalım da gerisi gelir” mantığı mı?
Bir de şu var:
Bu proje kim için yapılıyor?
Vatandaş için mi?
Yoksa fotoğraf vermek için mi?
Eğer gerçekten Sivas halkı için yapılıyorsa:
İçinde üretim olacak
İçinde istihdam olacak
İçinde canlılık olacak
Yok eğer sadece süsleme olacaksa…
Adını doğru koyalım:
Bu bir yatırım değil, vitrin çalışmasıdır.
Sivas artık şunu sormalı:
“Bizim önceliğimiz ne?”
İş mi?
Aş mı?
Yoksa süslü projeler mi?
Çünkü gerçek şu:
Üreten şehirler büyür.
Gösteriş yapan şehirler yerinde sayar.
Kısaca söylemek gerekirse;
Kızılırmak Projesi ya Sivas’ın kaderini değiştirir…
Ya da bir süre konuşulup unutulan, milyonların gömüldüğü bir başka proje olarak tarihe geçer.
Karar verenler de sorumludur…
Sessiz kalanlar da.

