DOLAR 43,8377 % 0.16
EURO 51,7041 % 0.16
STERLIN 59,1832 % 0.25
FRANG 56,5648 % 0.2
ALTIN 7.183,04 % 2,07
BITCOIN 68.428,25 0.927

MECLİS Mİ, SAHNE Mİ?

Yayınlanma Tarihi : Google News
MECLİS Mİ, SAHNE Mİ?

Mehmet BAKIR
Şov yapmakta üzerimize kimseyi tanımıyoruz.
Bir olay yaşanıyor.
Tepkiler yükseliyor.
İlgilisi hakkında gereken yapılıyor.
Devlet mekanizması devreye giriyor.
Normal şartlarda konu kapanır.
Ama bizde kapanmaz.
Bu kez de TBMM’nin kapıları açılıyor ve Eskişehir’den gelen 100 türbanlı kadın “destek” amacıyla Meclis’te ağırlanıyor.
Peki soralım:
Bu nedir?
Eğer ortada bir haksızlık varsa, adres yargıdır.
Eğer bir eksiklik varsa, adres yasama faaliyetidir.
Ama süreç işlemişken, Meclis’i sembolik bir gösteri alanına çevirmek neyin ihtiyacıdır?
Bu bir hukuk meselesi değil artık.
Bu, açıkça siyasi pozisyon alma gösterisidir.
Kimlikler üzerinden siyaset yapmanın en kolay yolu, kalabalıkları vitrine koymaktır. Fotoğraf verir, mesaj verilir, sosyal medya paylaşımı yapılır. Herkes kendi kitlesine “yanınızdayız” der.
Ama kimse şu soruyu sormaz:
Toplumsal huzura ne katkısı oldu?
Meclis; duygusal reflekslerin, kimliksel saflaşmaların sahnesi değildir. Orası yasa yapma yeridir. Devlet ciddiyeti, sembolik kalabalıklarla ölçülmez.
Türkiye’nin gerçek gündemi ekonomi, adalet, üretim, gençlerin geleceği iken; sembolik destek törenleriyle siyaset yapmak, ülkenin enerjisini tüketmektir.
Eğer mesele çözülmüşse, geriye yapılan tek şey kalır:
Görüntü vermek.
Devlet yönetimi fotoğraf karesiyle değil, akılla olur.
Meclis, alkış organizasyonlarının değil; aklıselimin makamıdır.
Şov ile siyaset arasındaki çizgi silinirse, geriye ciddiyet kalmaz.
Ve bir ülke, ciddiyetini kaybettiği gün güç kaybetmeye başlar.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.