
“Ya kelle ya köfte” deyip işi bitirmişler resmen.
Günlerdir reklam, günlerdir tantana… Neymiş? Sivas kellesi patent olmuş. Eee? Sonuç?
Kangal köpeği de patentli. Dünya biliyor, Türkiye biliyor.
Peki Sivas ne kazanıyor?
İstihdam mı arttı?
Gençler memlekette mi kaldı?
Turizm dört mevsime mi yayıldı?
Hayır.
Patent almak vitrin süsü olmaktan öteye geçmiyorsa, şehrin geleceğine zerre katkısı yok.
Bir kenti kelleyle, madımakla tanıtmak kolay; zor olan onu bilimle, üretimle, sanayiyle, nitelikli turizmle anılır hale getirmek.
Madımak elbette bizim kültürümüzdür, kelle de soframızdır.
Ama bir şehrin kaderi tencereye sığmaz.
Sivas sadece “ne yediğiyle” değil, ne ürettiğiyle konuşulmalı.
Bugün Sivas’ın ihtiyacı:
Gençlere iş
Katma değerli üretim
Üniversite–sanayi iş birliği
Göçü durduracak projeler
Patent masal anlatmaz, doğru politika anlatır.
Reklamla şehir kurtulmaz, vizyonla kurtulur.
Bu da tam senlik bir spot aslında:
“Sivas patentle değil, akılla büyür.”