

Hasan BAKIR
Fakir, fukara, dar gelirli, dul, yetim, emekli…
Bu insanlar bu hayat pahalılığında nasıl alıp yiyecek, nasıl içecek?
Allah aşkına cevap verin siyasiler.
Zam üstüne zam geliyor.
Ama ortada ne ciddi bir denetim var ne de caydırıcı bir kontrol.
Dün 46 liraya alınan ürün bugün 51 lira.
Aradan ne geçti?
Kur mu fırladı?
Vergi mi değişti?
Nakliye mi iki katına çıktı?
Hayır.
Sadece fırsat doğdu, zam yapıldı.
Market rafları başıboş, etiketler keyfine göre değişiyor. Sabah başka, akşam başka. Denetim var deniyor ama garibanın cebine yansıyan tek şey daha az ekmek, daha pahalı hayat oluyor.
Emekli maaşı daha cebe girmeden eriyor.
Asgari ücret ayın ortasını göremiyor.
Dul, yetim destekle değil sabırla yaşamaya zorlanıyor.
Siyaset kürsülerinde rakamlar konuşuluyor, istatistikler havada uçuşuyor. Ama mutfakta tencere kaynamıyor. Millet grafik değil, sofra istiyor. Açıklama değil, çare istiyor.
Bu ülkenin yükünü sırtlayanlar hep aynı insanlar.
Ama bedeli de hep onlar ödüyor.
Soruyorum açıkça:
Bu düzen böyle devam ederse,
Bu “gariban” insanlar ne yapacak?
Nereye kadar dayanacak?
Cevap vermek boynunuzun borcu.
Çünkü bu mesele siyaset değil, vicdan meselesidir.


DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN