

BAŞSÖĞÜT’TE 15 ÖĞRENCİYE 10 ÖĞRETMEN!
DEVLETİN PARASI BÖYLE Mİ KORUNUYOR?
Mehmet BAKIR
Gelelim şimdi de Başsöğüt Ortaokulu’na…
Ortada kamuoyunun cevap beklediği ciddi iddialar var.
İddialara göre okulda yaklaşık 15 öğrenciye karşılık 10 öğretmen bulunuyor.
Şimdi soruyorum:
Bu okulun mevcut öğrenci sayısı, öğretmen kadrosu ve eğitim ihtiyacı nasıl değerlendiriliyor?
Eğer öğrenci sayısının düşmesi nedeniyle okulun statüsü, öğretmen normu veya eğitim planlaması açısından yeniden değerlendirme yapılması gerekiyorsa, bu değerlendirme neden yapılmıyor?
Yoksa Başsöğüt Ortaokulu için başka bir kriter mi uygulanıyor?
Daha da önemlisi…
“Müdürün torpili büyük” şeklindeki iddia doğru mu?
Değilse, yetkililer çıkar ve açıklar.
Doğruysa, bunun hesabını kim verecek?
Ben kimseyi peşinen suçlamıyorum.
Ama gazetecilik tam da burada başlar.
İddia varsa soru sorulur, belge varsa yayımlanır, gerçek varsa ortaya çıkarılır.
DERS SAATİNDE DERS Mİ, KAHVALTI MI?
Bir başka iddia ise çok daha düşündürücü…
Sabah ders saatlerinde bazı öğretmenlerin derslerine girmediği, bunun yerine okulda kapsamlı kahvaltılar hazırlandığı ileri sürülüyor.
Hatta pişi ve benzeri yiyeceklerin hazırlandığı iddia ediliyor.
Şimdi Millî Eğitim yetkililerine soruyorum:
Ders saatlerinde öğretmenler sınıfta mı?
Ders programları uygulanıyor mu?
Yoklama kayıtları incelendi mi?
Öğrenciler eğitim alırken öğretmenler başka işlerle mi meşgul oluyor?
Eğer bu iddialar doğru değilse, yapılacak bir denetimle zaten ortaya çıkar.
Ama doğruysa…
İşte o zaman mesele sadece kahvaltı meselesi olmaktan çıkar.
Çocuğun eğitim hakkı ve devletin kamu kaynağının nasıl kullanıldığı meselesine dönüşür.
OKUL MUTFAĞI NE İÇİN KULLANILIYOR?
Bir diğer soru da mutfak konusunda.
Okullarda gıda hazırlama, mutfak kullanımı ve hijyen konusunda belirli kuralların olduğu hepimizin malumu.
Peki Başsöğüt Ortaokulu’nda mutfak nasıl kullanılıyor?
Kimler kullanıyor?
Hangi amaçla kullanılıyor?
Bu yiyeceklerin malzemeleri nereden karşılanıyor?
Kamu bütçesinden herhangi bir ödeme yapılıyor mu?
Devletin malzemesi, elektriği, suyu, personeli veya diğer imkânları kişisel ihtiyaçlar için kullanılıyor mu?
Bunların tamamı cevaplanması gereken sorulardır.
DEVLETİN PARASI YETİM HAKKIDIR!
Biz yıllardır aynı şeyi söylüyoruz:
Devletin malı, milletin malıdır.
Devletin parası da milletin parasıdır.
Bir okulda 15 öğrenciye 10 öğretmen bulunması tek başına suç değildir. Bunun mevzuat ve norm kadro açısından gerekçeleri olabilir.
Ancak kamuoyunun kafasında soru işareti oluşuyorsa, yapılacak şey çok basittir:
Denetim!
İl Millî Eğitim Müdürlüğü yetkilileri gider.
Öğretmenlerin ders programlarına bakar.
Yoklama kayıtlarını inceler.
Öğrenci sayılarını ve norm kadroyu kontrol eder.
Okulun mutfağını inceler.
Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına bakar.
Ve sonuçları kamuoyuna açıklar.
Böylece kimsenin aklında soru işareti kalmaz.
“TORPİL” İDDİASI HAVADA KALMAMALI
Bir de şu çok ağır iddia var:
“Müdürün torpili büyük.”
Bu söz öylesine söylenip geçilecek bir söz değildir.
Eğer böyle bir torpil varsa, kimden kaynaklanıyor?
Kim koruyor?
Kim kolluyor?
Hangi makam görmezden geliyor?
Yok eğer böyle bir torpil yoksa, o zaman yine yetkililer çıkıp açıklasın.
Çünkü sessizlik, kamuoyundaki şüpheyi büyütür.
SİVAS MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE ÇAĞRIMDIR
Buradan Sivas İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne açık çağrıda bulunuyorum:
Başsöğüt Ortaokulu’nu denetleyin.
Ama göstermelik değil…
Gerçek anlamda denetleyin.
Ders saatlerinde sınıflara girin.
Ders programlarını kontrol edin.
Öğretmenlerin fiilen derslere girip girmediğine bakın.
Öğrenci ve öğretmen sayılarını inceleyin.
Norm kadro uygulamasını değerlendirin.
Okul mutfağının nasıl ve ne amaçla kullanıldığını araştırın.
Ve varsa kamu zararını ortaya çıkarın.
Çünkü mesele bir okul müdürünü veya öğretmeni hedef almak değildir.
Mesele eğitimdir.
Mesele öğrencidir.
Mesele devletin parasıdır.
Ve en önemlisi…
Çocuklarımızın eğitim hakkıdır.
Eğer anlatılanlar doğru değilse, denetim sonucunu kamuoyuna açıklayın.
Eğer doğruysa, gereğini yapın.
Biz de sonucu yazalım.
Çünkü bizim derdimiz kişi değil.
Bizim derdimiz, devletin emaneti olan kamu kaynaklarının doğru kullanılmasıdır.
