

ALLAH AŞKINA, ŞU ÇATIDA NE VAR?
Mehmet BAKIR
Yaptığı yanlışı reklam malzemesine dönüştüren, eleştiren gazetecileri ise ilkesizlikle suçlayan bir anlayış… Bugün gelinen noktada çatı, neredeyse memleket meselesi hâline getirildi!
Allah aşkına, şu çatıda ne var?
Yapıldı, söküldü, yeniden tartışma konusu oldu… İddialara göre milyon liraları aşan bir maliyetten söz ediliyor. Peki, bu işin sorumlusu kim? Yanlış hesabın bedelini kim ödeyecek? Kamuoyunun merak ettiği sorulara cevap vermek yerine, eleştiren gazetecileri hedef göstermek hangi anlayışın ürünüdür?
Gazetecinin görevi yapılan yanlışı alkışlamak değil, sorgulamaktır. Kamuoyunun parasını ilgilendiren bir konuda hesap sormak ilkesizlik değil, gazeteciliğin gereğidir.
Bir yanlışı reklam olarak sunmak, o yanlışı doğruya dönüştürmez. Eleştirileri itibarsızlaştırmaya çalışmak da sorumluluk sorularını ortadan kaldırmaz.
Çatıya harcanan para ne kadar? Bu harcamayı kim karşıladı? Yapılan hatanın sorumluluğunu kim üstlenecek?
Sivas halkı bu soruların cevabını bekliyor.
Çatıya çıkıp fotoğraf vermek kolaydır. Asıl mesele, o çatının hesabını verebilmektir.
Unutulmasın: Gazetecilik, yönetenlerin hoşuna gidenleri yazmak değil, kamuoyunun bilmek istediklerini sormaktır.
Çatı geçer, tartışma biter; ama milletin parasının hesabı ortada kalırsa, elbette sormaya devam ederiz.
Tabi ki gazeteci olan anlar bu durumu !!