


Mehmet BAKIR 
Asıl mesele satılan arsalar mı, yoksa BBP’nin kendi kadrolarının tasfiye edilmesi mi?
BBP’nin ağır toplarından, Sivas’ın eski belediye başkanı Doğan Ürgüp’ün yaptığı açıklama dikkat çekiciydi.
Ürgüp, “Belediyeyi mülk satarak değil, üreterek güçlendirdik.” diyerek kendi dönemindeki belediyecilik anlayışını özetledi. Görev süresince belediyenin taşınmazlarını elden çıkarmak yerine yeni değerler üretmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Bugün ise Sivas Belediyesi’nin izlediği yol bambaşka. Belediye, yatırımın finansmanını taşınmaz satışlarıyla sağlamaya çalışıyor. Üstelik geçmişte değerinin altında satıldığı iddia edilen arsalar hâlâ kamuoyunda tartışılıyor. Bu tartışmaların tatmin edici şekilde sona erdirilememiş olması da ayrı bir soru işareti.
Ama bana göre asıl mesele sadece satılan arsalar değil.
Asıl mesele, yıllarını Büyük Birlik Partisi’ne vermiş isimlerin bugün yönetim anlayışının dışında bırakılmasıdır.
Doğan Ürgüp… Fehmi Taştan… Partinin en zor dönemlerinde emek vermiş, fedakârlık yapmış isimler bugün neden karar mekanizmalarının dışında kaldı?
Daha da dikkat çekici olan ise belediye yönetiminde etkili olduğu konuşulan birçok ismin BBP kökenli olmaması. Bilgi olarak ifade ediyorum; Abdurrahim Ceyhan, Yunus Kantar, Kenan Çınar, Hikmet Kaya ve benzeri isimlerin AK Parti kökenli olduğu biliniyor. Buna karşılık BBP’den seçilen birçok belediye meclis üyesinin ise yönetimde etkili olamadığı, sadece el kaldırıp indiren bir konuma itildiği yönünde ciddi değerlendirmeler yapılıyor.
Şu soru artık yüksek sesle sorulmalıdır:
Sivas Belediyesi gerçekten BBP’nin belediyesi mi, yoksa yönetim anlayışı ve karar mekanizması başka kadroların şekillendirdiği bir yapıya mı dönüştü?
Bu sorunun cevabını yalnızca muhalefet değil, yıllarını BBP’ye vermiş dava insanları da merak ediyor.
Çünkü bir siyasi partiyi güçlü yapan sadece seçim kazanması değil, kendi kadrolarına, kendi emektarlarına ve savunduğu ilkelere sahip çıkabilmesidir.

