

Mehmet BAKIR
Büyük Birlik Partisi’nde yaklaşan il başkanlığı seçimi öncesi kulisler hareketli olsa da, kamuoyuna yansıyan tabloya bakıldığında dikkat çeken bir sessizlik hâkim. Günlerdir “Kim il başkanı olacak?”, “Neden süreç bu kadar uzadı?” soruları konuşuluyor.
Parti tabanında ise beklenti net: Kırgınlıkları büyütmeyecek, herkesi kucaklayabilecek, teşkilatı toparlayabilecek bir isim isteniyor. Çünkü bugün sadece bir il başkanı seçilmeyecek; aynı zamanda parti ile belediye arasındaki ilişkinin nasıl şekilleneceği de belirlenmiş olacak.
Özellikle kamuoyunda sıkça dile getirilen “kendilerine ait belediye” söylemi nedeniyle, seçilecek il başkanının belediye yönetimiyle nasıl bir çalışma zemini oluşturacağı büyük önem taşıyor. Uyumlu ama gerektiğinde denetleyici bir yapı mı kurulacak, yoksa herkesin kendi alanına çekildiği dağınık bir süreç mi yaşanacak? Bu sorular cevabını bekliyor.
İl başkanlığı için adı geçen isimlerden biri olan Hakan Sezerer ise teşkilat tecrübesi, saha karşılığı ve diyalog yönüyle öne çıkan isimlerden biri olarak değerlendiriliyor. Parti içerisinde farklı kesimlerle iletişim kurabilmesi, onu avantajlı konuma taşıyor.
Ancak süreç uzadıkça belirsizlik büyüyor. Belirsizlik ise teşkilatlarda motivasyon kaybına neden oluyor. Bu nedenle artık kararın verilmesi, yeni yönetimin oluşturulması ve çalışmaların başlaması gerekiyor.
Parti, kendisine bağlı yapı ve kurumlarda daha etkin bir koordinasyon sağlamalıdır. Ortak akıl kültürü güçlendirilmeli, kişisel hesaplar yerine kurumsal refleks ön plana çıkarılmalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; ayrışma değil birliktelik, sessizlik değil saha çalışmasıdır. Çünkü siyaset boşluk kabul etmez. Meydan boş bırakılırsa dolduran mutlaka olur.


