

Mehmet BAKIR
Sivas’ın birçok köyünde son yıllarda dikkat çeken bir tablo var. Tarlalara, bağlara ve köy yerleşim alanlarına peş peşe yapılar yükseliyor. Kimisi “hobi evi” diyor, kimisi “bağ evi”, kimisi de “küçük bir yapı” diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyor. Ancak ortada cevap bekleyen önemli bir soru var:
Bu yapıların kaçı yasal?
Köylerde kaçak yapılaşma adeta mantar gibi çoğalırken, Sivas İl Özel İdaresi bu konuda nasıl bir denetim yürütüyor? Tespit edilen yapılara sadece para cezası mı uygulanıyor, yoksa mevzuatın öngördüğü yıkım kararları da hayata geçiriliyor mu?
Eğer sadece ceza kesilip dosyalar raflara kaldırılıyorsa, bu durum kaçak yapı yapanları caydırmak yerine cesaretlendirmez mi?
Bir başka önemli konu ise muhtarların tutumu… Köyünün her karışını bilen muhtarlar, yapılan inşaatlardan habersiz olabilir mi? Yoksa görüyorlar da görmezden mi geliyorlar? Elbette muhtarların yıkım ya da ceza verme yetkisi yok. Ancak kaçak yapılaşmayı ilgili kurumlara bildirmek ve kamu düzeninin korunmasına katkı sağlamak da görev anlayışının bir parçası değil midir?
Kaçak yapılaşma sadece bir imar sorunu değildir. Tarım arazilerinin kaybı, plansız büyüme, altyapı eksiklikleri ve ileride yaşanacak hukuki sorunların da temelini oluşturur. Bugün göz yumulan her kaçak yapı, yarının daha büyük sorunlarına davetiye çıkarabilir.
Sivas İl Özel İdaresi’nin kamuoyuna açıklıkla cevap vermesi gereken sorular var:
Kaç köyde denetim yapıldı? Kaç kaçak yapı tespit edildi? Kaçına para cezası uygulandı? Kaçı hakkında yıkım kararı verildi ve bu kararların kaçı uygulandı?
Kurallar herkes için eşitse, köylerde de eşit uygulanmalıdır. Aksi halde yasalara uyan vatandaş kendini cezalandırılmış, kuralları hiçe sayan ise ödüllendirilmiş hisseder.
Sivas’ın köyleri plansız ve kontrolsüz yapılaşmanın değil; hukukun, adaletin ve düzenin hâkim olduğu yerler olmalıdır. Çünkü devletin otoritesi, kuralların herkese eşit uygulanmasıyla güç kazanır.

