

Mehmet BAKIR
Siyaset öylesine kadük bir duruma düştü ki, bugün birçok kişinin bir bedeli olduğu açıkça görülüyor. Kimisi para uğruna, kimisi makam ve mevki uğruna durduğu yeri değiştirebiliyor.
Oysa siyaset; ilke, dava, fikir ve topluma hizmet anlayışı üzerine inşa edilmesi gereken bir kurumdur. Ne yazık ki siyasi ahlakın giderek aşındığı, ideallerin yerini kişisel hesapların aldığı bir döneme tanıklık ediyoruz.
Bir zamanlar insanlar inandıkları değerler için siyaset yaparken, bugün birçok kişi siyaseti kişisel çıkarlarını büyütmenin aracı olarak görüyor. Dün eleştirdiğinin yanında, bugün bir makam uğruna saf tutanların sayısı her geçen gün artıyor.
Toplumun siyasete olan güveninin azalmasının temel sebeplerinden biri de budur. Çünkü vatandaş; söz ile eylem arasındaki farkı, samimiyet ile çıkar hesabını artık çok daha net görebilmektedir.
Siyaset, ideoloji sahibi insanların elinden çıkıp çıkar peşinde koşanların eline bırakıldığında kaybeden sadece siyasi kurumlar olmaz; demokrasi, liyakat ve toplumun geleceği de zarar görür.
Gerçek ihtiyaç, makam değiştiren değil ilkesini koruyan; rüzgâra göre yön değiştiren değil, inandığı değerlerin arkasında duran siyasetçilerdir. Ancak o zaman siyasetin itibarını yeniden kazanmak mümkün olabilir.

