

Mehmet BAKIR
Sivas’ta Tenis Kimin İçin? Halk mı, Kulüp mü?
Sivas’ta tenis sporuna gönül veren yüzlerce insan bugün aynı soruyu soruyor: Bu şehirde spor tesisleri halk için mi var, yoksa belli çevreler için mi?
Uzun süredir ihmal edilen ve bakımsızlık nedeniyle kullanılamaz hale gelen üniversite kortlarının ardından, umutlar bu kez Sivas Belediyesi’nin “halka hizmet” anlayışıyla hayata geçirdiği Şeyh Şamil Spor Kompleksi’ne bağlanmıştı. Ancak görünen tablo, beklentilerin tam tersine bir hayal kırıklığını beraberinde getirdi.
Kompleks içerisinde yer alan tenis kortlarının bir kulübe toplu şekilde kiraya verilmesi, spor yapmak isteyen vatandaşları adeta dışarıda bıraktı. Kamuya ait bir tesisin, sınırlı bir yapının kontrolüne bırakılması; sporun tabana yayılması ilkesine açıkça ters düşmektedir.
Bugün gelinen noktada tenis oynamak isteyen vatandaş, kulübün belirlediği yüksek ücretlere mahkûm edilmiştir. Saatlik kort ücretleri birçok kişi için erişilemez seviyeye çıkmış, bu da tenis sporunu bırakmak zorunda kalanların sayısını artırmıştır. Bu durum sadece bir spor meselesi değil, aynı zamanda sosyal eşitsizlik sorunudur.
Buradan yetkililere açık ve net sorular sorulmalıdır:
Bu kortlar hangi şartlarla ve hangi yöntemle kiraya verilmiştir?
İhale süreci şeffaf mıdır? Kamuoyuna açık mıdır?
Alternatif olarak halkın ücretsiz veya uygun ücretle faydalanabileceği saatler neden oluşturulmamıştır?
Belediyenin asli görevi, spor tesislerini belli gruplara devretmek mi, yoksa tüm vatandaşların kullanımına sunmak mıdır?
Unutulmamalıdır ki, spor tesisleri rant kapısı değil, toplumun ortak değeridir. Gençlerin, çocukların ve her yaştan vatandaşın spor yapabilmesi; sağlıklı bir toplumun temelidir.
Sivas’ta tenis bugün sadece bir spor dalı değil, aynı zamanda bir yönetim anlayışının aynası haline gelmiştir. Bu aynaya bakıldığında görülen şey ise maalesef eşitlik değil, ayrıcalıktır.
Yetkililerin bu sese kulak vermesi ve kamu yararını önceleyen bir düzenlemeyi ivedilikle hayata geçirmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.

