Birileri alınacak, kırılacak, hatta kızacak…
Kendi menfaatleri uğruna başkalarının hakkını yiyerek, gasp ederek Kamu Kurum ve Kuruluşları’nda yada şirket-vakıf aracılığı ile işe alınan kişilere şöyle baktığınızda simalarını hemen tanırsınız!
Nasıl mı?
İktidar partisinin çeşitli kademelerinde çalışmış, seçim dönemlerinde kapı kapı dolaşıp oy istemiş, partinin düzenlediği her türlü etkinlik ortamında yer almış kişilerdir.
İnsanları partiye muhtaç eden bir anlayış hakim.
Bazı siyasetçiler, genelde kadınları istediği gibi çalıştırıp partiye hizmet etmeleri karşılığında asgari ücret ile işe başlamalarına liderlik etmektedirler.
Kamu Kurum ve Kuruluşları tam bir Ak Parti kadrolarıyla donatılmış vaziyettedir. Öyle ki ; her birisi kendisini küçük Erdoğan olarak görmektedir. Bu tip kişilere iş yaptırmak fermana mahsustur.
“AK Partili olmayanlar işe giremez”
Bu kanun kadar geçerli kılıç gibi keskindir…
İnsanların ekonomik, sosyal haklarını ellerinden alacak kadar pervasızca hareket eden bazı siyasetçileri LANETLİYORUM…
Siyasetin her kademesinde kadınları, gençleri kullanarak onlara iş imkânı sağlayan zihniyetlerin parti içerisinde kalmaları son derece tehlikelidir. Tehlikeden ziyade ahlaksızlıktır…
Parti aracılığıyla işe alımlara son vermelidir. Bu işi gelenek haline getiren siyasetçilere yol verilmelidir.
“ sen neredesin kardeşim neden işinin başında durmuyorsun?” deme cüretkarlığını dahi gösteremeyen idarecilerin bu memlekete nasıl hizmet ettiklerini siz düşününüz .
Koltuk korkusu var…
“Bana değmeyen yılan bin yaşasın” mantığının hakim olduğu bir ilin gelişmesinden, büyümesinden ve yatırımların gelmesinden bahsetmek bence biraz aptallık olur gibime geliyor.
Memlekete sahip çıkması gereken akil insanların çoğu kendi kabuğuna çekilmiş durumda sessiz ve sedasızca etrafı kolluyor.
Çoğu sivil toplum örgütleri ve muhalefet ise derinden derinden kendi işlerini takip etmenin gayreti içindeler. Konuşmaya gelince bazıları aslan gibi oluyorlar iş icraata gelince kapalı kapılar ardında tiyatro geçiriyorlar.
Kısaca söylemek gerekirse; Sivas ve Sivas’ta yaşayanlar kaderlerine mahkum edilmiş bir avuç topluluk haline gelmişler.
Hakkını arayamayan insanlar eğilmeye, bükülmeye mahkum olurlar.
Abi kalemine sağlık çok güzel bir konuya değinmişsin gerçekten sivasın kaderi buyle saygılar