

Mehmet BAKIR
Sivas’ta herkes mutlu da, bir tek vatandaş mı dertli?
Sokaktaki vatandaşa sorun…
Emekli geçinemiyor. Asgari ücretli ayın ortasını göremiyor. Dar gelirli vatandaş pazara çıkmaya korkuyor. Esnaf kan ağlıyor, gençler ise geleceklerini başka şehirlerde arıyor.
Peki ya Sivas’ı yönetenler ve siyasetçiler?
Onlar maşallah… Düğünden düğüne, kafeden kafeye, açılıştan açılışa, programdan programa koşuyor. Objektiflere gülümseyen fotoğraflar, peş peşe yapılan ziyaretler, bitmek bilmeyen kutlamalar…
İyi de, Sivas’ın hangi sorunu çözüldü?
Hangi yatırım bu şehre kazandırıldı? Hangi fabrika açıldı? Hangi genç, “Artık memleketimde iş bulacağım” diyebildi? Hangi mahallede vatandaş, “Sorunum çözüldü” dedi?
Yoksa siyaset; fotoğraf vermekten, sosyal medya paylaşımı yapmaktan ve protokol programlarına katılmaktan mı ibaret oldu?
Bu şehir, alkış isteyen değil, hesap veren yöneticilere ihtiyaç duyuyor.
Sivas’ın geleceği düğün salonlarında konuşulmuyor. Kafelerde verilen pozlarla inşa edilmiyor. Şehrin geleceği; üretimle, yatırımla, istihdamla, cesaretle ve vatandaşın sorunlarına çözüm üreterek kuruluyor.
Bugün Sivas’ın en büyük sorunu, sorunların konuşulmaması değil; konuşulmasına rağmen çözüm üretilmemesidir.
Artık vatandaşın sabrı tükeniyor. İnsanlar kuru vaat değil, somut icraat görmek istiyor. Çünkü siyasetin gerçek ölçüsü, kaç düğüne katıldığınız değil; kaç insanın hayatına dokunduğunuzdur.
Ve unutulmamalıdır ki…
Makamlar gelip geçicidir. Geriye kalan; şehre bıraktığınız eserler, çözdüğünüz sorunlar ve milletin vicdanındaki yerinizdir.

