

Mehmet BAKIR
Kaçırdıklarınızı geri getiremeyebilirsiniz. Ancak bugün görev yapan değerli akademisyenlere sahip çıkarsanız, en azından yeni kayıpların önüne geçebilirsiniz.
Bir dönem Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi, sadece Sivas’ın değil bölgenin de önemli sağlık merkezlerinden biriydi. Birçok branşta alanında başarılı, saygın ve tecrübeli öğretim üyeleri görev yapıyordu. Çevre il ve ilçelerden gelen hastalar sayesinde şehir adeta sağlık turizmi hareketliliği yaşıyordu. Bu durum hem vatandaşın kaliteli sağlık hizmetine ulaşmasını sağlıyor hem de Sivas’ın ekonomik ve sosyal hayatına katkı sunuyordu.
Ancak yıllar içerisinde çeşitli nedenlerle birçok değerli akademisyen üniversiteden ayrıldı. Kamuoyunda sık sık dile getirilen iddialara göre, bazı hocalar çalışma ortamındaki sorunlar, yönetim anlayışı veya üzerlerinde oluşan baskılar nedeniyle başka üniversiteleri tercih etmek zorunda kaldı. Sonuçta kaybeden yalnızca üniversite değil, tüm Sivas oldu.
Şimdi kulaktan kulağa yayılan yeni iddialar var. Mevcut bazı öğretim üyelerinin de yaşananlardan rahatsız olduğu ve farklı üniversitelerden gelen teklifleri değerlendirdiği konuşuluyor. Eğer bu iddialar doğruysa, yetkililerin vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerekiyor.
Başta siyasetçiler, üniversite yönetimi, meslek odaları ve şehrin kanaat önderleri olmak üzere herkes ortak bir sorumluluk üstlenmelidir. Bir yandan mevcut akademisyenlerin çalışma şartlarını iyileştirecek adımlar atılmalı, diğer yandan geçmişte ayrılan değerli hocaların yeniden Sivas’a dönmesi için girişimlerde bulunulmalıdır.
Çünkü bir şehrin en önemli sermayesi binaları değil, yetişmiş insan kaynağıdır. Hocalar giderse sadece kadrolar boşalmaz; bilgi, tecrübe, itibar ve hasta güveni de beraberinde gider. Sivas’ın buna tahammülü yoktur. Bugün sahip çıkılmayan her akademisyen, yarın telafisi zor bir kayıp olarak karşımıza çıkabilir.

