

Mehmet BAKIR
Sivas Belediyesi’nin iştiraki olan Özbelsan, vatandaşın ucuz ekmek umudu olarak gördüğü halk ekmeğe yüzde 25 zam yaptı. 10 TL’den satılan ekmek artık 12,5 TL’den vatandaşın sofrasına girecek.
Üstelik mesele sadece zam da değil. Daha önce günlük üretim miktarı 40 bin ekmekten 20 bin ekmeğe düşürülmüştü. Yani hem ekmek sayısı azaltıldı hem de fiyat artırıldı.
Vatandaşın beklentisi, ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde belediyenin sosyal belediyecilik anlayışıyla dar gelirlinin yanında olmasıdır. Ancak görünen tablo tam tersini işaret ediyor. Bir yandan “halkın ekmeği” deniliyor, diğer yandan vatandaş daha az ekmeğe daha fazla para ödemek zorunda bırakılıyor.
Elbette maliyetler artmış olabilir. Un, maya, enerji ve işçilik giderleri yükselmiş olabilir. Ancak belediye iştiraklerinin temel amacı kâr etmek değil, vatandaşın yükünü hafifletmektir. Eğer üretim yarıya düşüyor ve ardından yüzde 25 zam geliyorsa, vatandaşın “Bu nasıl hizmet?” diye sorması da en doğal hakkıdır.
Sonuç olarak ortada övünülecek bir hizmet değil, vatandaşın cebine yansıyan yeni bir yük vardır. Dar gelirli vatandaşın en temel gıda maddesi olan ekmek üzerinden yaşanan bu tablo, sosyal belediyecilik anlayışının yeniden sorgulanmasına neden olmaktadır.
Hizmet diye anlatılan şey; ekmeği çoğaltmak, fiyatı düşürmek ve vatandaşı rahatlatmaktır. Ekmek sayısını azaltıp üzerine zam yapmak değil.

