

Mehmet BAKIR
Sivas Belediyesi’nin Yenişehir Mahallesi çevresinde faaliyet gösteren yaklaşık 40 esnafa yönelik uygulaması şehirde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İddiaya göre belediye ekipleri, “imar kaçağı” gerekçesiyle esnafa yüksek meblağlarda cezalar keserken, birçok iş yerine önceden yazılı tebligat yapılmadan mühür vuruldu.
Yaşanan süreç karşısında şaşkınlık ve öfke yaşayan esnaf, “Bize resmi bir uyarı yapılmadı. Ne eksiğimiz olduğu anlatılmadı. Bir sabah geldik, kapımızda mühür vardı” diyerek tepki gösterdi.
İddialar bununla da sınırlı değil… Mühürleme işlemlerinin ardından belediye yetkilileri ile esnaf arasında görüşmeler yapıldığı, bu görüşmelerde ise “Belediyenin paraya ihtiyacı var” şeklinde ifadeler kullanıldığı ileri sürülüyor. Yine bazı esnaflar, kesilen cezaların bir miktar düşürülmesi için konunun belediye meclisine taşınacağının söylendiğini iddia ediyor.
Şimdi kamuoyu şu soruların cevabını bekliyor:
Eğer gerçekten imar kaçakları varsa, neden yıllarca göz yumuldu?
Tebligat yapılmadan mühürleme işlemi hangi mevzuata göre gerçekleştirildi?
Belediyenin asli görevi çözüm üretmek mi, yoksa vatandaşı cezalarla karşı karşıya bırakmak mı?
“Belediyenin paraya ihtiyacı var” sözü doğruysa, bu anlayış hukuk devleti ile bağdaşır mı?
Esnaf zaten ekonomik darboğaz içerisinde ayakta kalma mücadelesi verirken, şimdi bir de yüksek cezalar ve mühür tehdidi ile karşı karşıya bırakılıyor. Birçok işletme sahibi borç içinde olduğunu, çalışanlarının maaşını ödemekte zorlandığını ifade ediyor.
Şehir yönetmek; vatandaşı dinlemek, sorun çözmek ve adaletli davranmakla mümkündür. Eğer ortada bir yanlışlık varsa bunun yolu baskı değil, hukuk ve uzlaşıdır. Aksi halde bugün eski Basın Sitesi’nde yaşanan bu tablo, yarın başka bölgelerde daha büyük huzursuzlukların kapısını aralayacaktır.


