DOLAR 45,2057 % 0
EURO 53,0405 % -0.11
STERLIN 61,4917 % -0.18
FRANG 57,8448 % -0.04
ALTIN 6.703,28 % -0,19
BITCOIN 78.313,81 2.347

SONSUZA KADAR SUÇLU MU?

Yayınlanma Tarihi : Google News
SONSUZA KADAR SUÇLU MU?

Mehmet BAKIR
Cezasını çekmiş bir insanı, hayatının sonuna kadar “suçlu” etiketiyle yaşamak zorunda bırakmak; hukukun temel amacı olan ıslah ve topluma kazandırma ilkesine açıkça aykırıdır. Ceza hukukunun özü intikam değil, yeniden kazandırmadır.
Anayasa’nın eşitlik ilkesi, insan onurunun dokunulmazlığı ve özel hayatın korunması hükümleri ortadayken; cezasını tamamlamış bir bireyin iş başvurularında, sosyal hayatta, hatta kamu hizmetlerinde sürekli karşısına çıkan bir sicil kaydıyla damgalanması ciddi bir hak ihlali tartışmasıdır.
Burada iki temel mesele var:
Ceza mı, ömür boyu yaptırım mı?
Mahkeme kararını vermiş, kişi cezasını çekmiş. Hukuken borcunu ödemiş. Buna rağmen fiilen ömür boyu süren bir sosyal yaptırım uygulanıyorsa bu, ikinci bir cezalandırma anlamına gelir.
Topluma kazandırma mı, dışlama mı?
İş bulamayan, kamuda çalışamayan, güvenlik soruşturmasında elenen bir insanın yeniden suça sürüklenme riski artmaz mı? Devletin görevi, bireyi sisteme entegre etmekken onu sistemin dışına itmek midir?
Elbette bazı ağır suçlar, kamu güvenliği açısından farklı değerlendirilir. Ancak genel ilke şu olmalıdır:
Cezasını tamamlayan kişi, makul bir süre sonunda temiz bir başlangıç hakkına sahip olmalıdır.
Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı arasındaki fark zaten bu amaçla düzenlenmiştir. Fakat uygulamada arşiv kayıtlarının uzun yıllar erişilebilir olması, özellikle güvenlik soruşturmalarında sürekli karşımıza çıkması, fiilen “ömür boyu sabıka” algısı yaratmaktadır.
Modern ceza hukukunda kabul gören yaklaşım nettir:
İkinci bir şans, lütuf değil haktır.
Topluma kazandırılmayan her insan, hem bireysel hem toplumsal bir kayıptır.
Affetmeyen bir sistem adalet üretmez, öfke üretir.
Bu konuda yapılacak en önemli reform;
Belirli süre sonunda otomatik silinme,
Güvenlik soruşturmalarında ölçülülük ilkesi,
İş ve kamu hakkı bakımından ayrımcılığın önlenmesidir.
Unutulmamalıdır:
Hukuk, insanı sonsuza kadar suçlu ilan etmek için değil; yeniden ayağa kaldırmak için vardır.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.