

Mehmet BAKIR
57 milyon “cepte kalmış” deniyor…
Peki soralım: Bu kâr kimin cebinde, vatandaşın hayatında karşılığı nerede?
Vatandaşa yansıyan tablo ortada:
Suya zam
Vergiye zam
Ulaşıma zam
Sosyal tesislere zam
Parklara, bahçelere zam
Belediye kâr ediyor olabilir;
ama vatandaş zarar ediyorsa,
esnaf siftah yapamıyorsa,
dar gelirli faturayı ödeyemiyorsa
bu kâr neyin başarısıdır?
Asıl mesele rakam değil, adalettir.
Belediyecilik, bilanço kabartma sanatı değil;
halkın yükünü hafifletme sorumluluğudur.
Şu soruların cevabı kamuoyuna açıkça verilmelidir:
Bu 57 milyon nerelere harcandı, nerelerde tutuluyor?
Neden bu kaynak zamları frenlemek için kullanılmadı?
Esnafa, emekliye, öğrenciye hangi somut destek sağlandı?
Sosyal belediyecilik adına hangi kalıcı hizmet üretildi?
Eğer kâr ediliyorsa;
su ucuzlamalıydı,
ulaşım rahatlamalıydı,
sosyal tesisler halkın nefes aldığı alanlar olmalıydı.
Ama bugün vatandaşın hissettiği şey kâr değil, yük.
Unutulmamalıdır:
Belediyenin parası, belediyenin değil halkındır.
Ve halk, “para var” denirken neden daha pahalı bir hayat yaşadığını sormak zorundadır.

