DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

DÜN HAKARET, BUGÜN ÜSLUP DERSİ

Yayınlanma Tarihi : Google News
DÜN HAKARET, BUGÜN ÜSLUP DERSİ


Mehmet BAKIR
Eylül ayının ikinci belediye meclisi birleşiminde, şehrin meselelerinden çok tartışmalar ve karşılıklı sert sözler gündeme damga vurdu. Belediye Başkanı’nın AK Partili bir meclis üyesine, “Bu iki oldu. İkisi de senden büyük abilerin. Geçen de Celal ağabeye saygısızlık yaptın.” sözleriyle müdahale etmesi ise üzerinde durulması gereken ayrı bir tartışma başlattı.
Öncelikle şunu hatırlatalım: Belediye meclisi bir aile toplantısı, mahalle sohbeti veya “abi-kardeş” ilişkileriyle yönetilecek bir ortam değildir. Oradaki herkes, halkın oylarıyla seçilmiş birer meclis üyesidir. Üyelerin söz hakkı yaşlarına, siyasi yakınlıklarına ya da kimin kimi “abi” kabul ettiğine göre belirlenemez.
Mecliste esas olan yaşça büyük olana itaat değil; hukuka, demokratik kurallara ve karşılıklı saygıya bağlılıktır. Bir üyenin sözleri yanlış veya kırıcı bulunuyorsa bunun cevabı, “Karşındaki senden büyük.” demek değil; herkese eşit biçimde uygulanacak meclis kurallarını hatırlatmaktır.
Asıl dikkat çeken nokta ise Sayın Başkan’ın bugün sergilediği bu hassasiyeti geçmişte aynı ölçüde gösterip göstermediğidir.
Sayın Fehmi Taştan’a yönelik kullanılan kırıcı ve haksız ifadeler hâlâ hafızalardadır. O gün üslubun sınırlarını zorlayan sözleri kullanan ya da bu sözlerin önünü açanların, bugün başkasına saygı dersi vermeye kalkması kamuoyunda doğal olarak bir çifte standart algısı oluşturmaktadır.
Saygı yalnızca başkana, çoğunluğa veya “abi” kabul edilen kişilere gösterilmesi gereken bir davranış değildir. Saygı; iktidar ya da muhalefet ayrımı yapılmadan, mecliste bulunan herkese eşit biçimde gösterilmelidir. Bir gün sert ve kırıcı ifadeleri normal görüp ertesi gün benzer bir tartışmada otorite kurmaya çalışmak, meclisteki gerilimi azaltmaz; aksine daha da artırır.
Başkanlık makamı tartışmanın tarafı olma makamı değil, tartışmayı adaletli ve tarafsız biçimde yönetme makamıdır. Belediye başkanından beklenen, bir üyeye “Bu iki oldu.” diyerek hesap tutması veya ayar vermesi değil; bütün üyelere aynı mesafede durmasıdır. Çünkü bu tür sözler, sorunu çözmekten çok bir meclis üyesini susturma ve gözdağı verme izlenimi doğurur.
Ayrıca meclis toplantılarının kişisel çekişmelerle ve karşılıklı laf yetiştirmelerle gündeme gelmesi Sivas’a hiçbir şey kazandırmaz. Vatandaş; kimin kimden büyük olduğunu, kimin kime saygısızlık yaptığını değil, şehrin sorunları için hangi kararların alındığını duymak istiyor.
Sayın Başkan’a sorulması gereken soru açıktır:
Sayın Fehmi Taştan’a yönelik ağır ifadeler kullanılırken bu üslup hassasiyeti neredeydi? O gün söylenenler meclis kültürüne uygun görülüyordu da bugün ne değişti? Yoksa saygının ölçüsü, sözün kime söylendiğine göre mi belirleniyor?
Unutulmamalıdır ki saygı talep eden kişi, önce kendi dili ve tavrıyla örnek olmalıdır. Mecliste bir üslup kuralı uygulanacaksa bu kural istisnasız herkesi kapsamalıdır. Aksi hâlde bunun adı düzeni sağlamak değil, çifte standart uygulamak olur.
Belediye meclisi “abi-kardeş” meclisi değildir. Orası Sivas halkının meclisidir. Hiç kimsenin yaşı, makamı veya siyasi gücü; bir başkasının söz hakkından daha üstün değildir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.