DOLAR 43,9807 % -0.01
EURO 51,1623 % 0.01
STERLIN 59,1805 % 0
FRANG 56,2557 % -0.12
ALTIN 7.233,95 % 0,41
BITCOIN 68.656,36 -0.895

ANITLAR KURULU YETMEZ!!!

Yayınlanma Tarihi : Google News
ANITLAR KURULU YETMEZ!!!

Mehmet BAKIR
Sivas’ın Altındaki Şehir, Üstündeki Vurdumduymazlık
Sivas sıradan bir Anadolu şehri değil. Bu toprakların altı katman katman tarih. Her kazma darbesiyle bir başka medeniyetin izi çıkıyor.
Kayalıpınar Antik Kenti (Samuha), Hititlerin önemli merkezlerinden biri.
Sarissa Antik Kenti, planlı şehir anlayışının Anadolu’daki en eski örneklerinden.
Merkezdeki Sivas Kalesi çevresi başlı başına arkeolojik sit alanı.
Yani mesele “Sivas’ta eski yerleşim var mı?” sorusu değil.
Asıl mesele şu: Bu mirasa gerçekten sahip çıkılıyor mu?
Bugün şehir merkezinde yürürken Selçuklu’nun ihtişamını görürsünüz.
Çifte Minareli Medrese,
Buruciye Medresesi,
Sivas Ulu Cami…
Hepsi ayakta. Ama ayakta olmaları korunuyor oldukları anlamına gelir mi?
Bir şehir sadece görünen eserlerle var olmaz.
Asıl değer, toprağın altındaki hafızadadır.
Ve ne yazık ki bu hafıza çoğu zaman imar planlarının, rant baskısının, günübirlik projelerin gölgesinde kalıyor.
Türkiye’de kültürel mirası korumakla görevli kurumların başında Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu gelir.
Sivas’ta da bu kurulun sorumluluğu büyük.
Kağıt üzerinde yetkiler geniş:
Sit ilan etme, projeleri durdurma, restorasyonu denetleme, uygunsuz müdahalelere ceza verme…
Peki uygulamada?
Bir tarihi yapının etrafına beton bloklar yükseliyorsa,
bir sit alanında ruhsatsız kazılar konuşuluyorsa,
tarihi mahalle dokusu “yenileme” adı altında kimliğini kaybediyorsa,
orada “koruma” kelimesini yeniden düşünmek gerekir.
Koruma, tabelaya “tarihi eser” yazmak değildir.
Koruma, o eserin ruhunu, çevresini, siluetini, kimliğini yaşatmaktır.
Sivas, geçmişte başkentlik yapmış bir şehir. Selçuklu’nun ilim merkezi olmuş bir şehir. Cumhuriyet tarihinin dönüm noktalarından birine ev sahipliği yapmış bir şehir.
Ama bugün sorulması gereken soru şu:
Biz bu mirası gelecek kuşaklara aynı onurla bırakabilecek miyiz?
Yoksa birkaç restorasyon fotoğrafı paylaşıp, sosyal medyada “tarihe sahip çıkıyoruz” demekle mi yetineceğiz?
Sivas’ın altı tarih.
Üstü ise tercih meselesi.
Ya gerçekten koruyacağız…
Ya da çocuklarımıza sadece “Bir zamanlar burada büyük bir şehir vardı” diye anlatacağız.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.