DOLAR 44,0949 % 0.05
EURO 51,0857 % -0.28
STERLIN 59,2247 % 0.02
FRANG 56,5681 % -0.08
ALTIN 7.339,48 % -0,22
BITCOIN 70.821,53 0.705

AİLEDEN TAŞINAN YÜKLER!

Yayınlanma Tarihi : Google News
AİLEDEN TAŞINAN YÜKLER!

Aileden Taşınan Yükler: Evliliğe Kimlerle Giriyoruz?

Bir evlilik, iki insanın bir araya gelmesinden çok daha fazlasıdır. Fark edilmeden kurulan her ilişkiye; çocukluk deneyimleri, aile içi roller, öğrenilmiş davranışlar ve bastırılmış duygular da dahil olur. Bu yüzden evlilikte yaşanan birçok çatışma, sadece “şimdi ve burada” ile ilgili değildir. Çoğu zaman geçmişten taşınan yükler, bugünün ilişkisini sessizce yönetir.

Birçok çift, sorun yaşadığında bunu eşinin kişiliğine bağlar. Oysa kimi tepkiler karakterden değil, öğrenilmiş hayatta kalma biçimlerinden kaynaklanır. Çocukken görülmeyen biri, yetişkinliğinde aşırı onay arayabilir. Sürekli eleştirilen biri, evliliğinde en küçük geri bildirimi bile tehdit olarak algılayabilir. Aşırı sorumluluk yüklenen çocuklar, eş olduklarında da her şeyi kontrol etmeye çalışabilir. Bunlar bilinçli tercihler değil; tanıdık olanı sürdürme çabasıdır.

Aile geçmişi, ilişkilerde nasıl sevileceğini ve nasıl tartışılacağını öğretir. Sevginin sessizlikle mi, ilgiyle mi, mesafeyle mi gösterildiği çocuklukta kodlanır. Bu nedenle bazı insanlar duygularını konuşarak yakınlaşırken, bazıları geri çekilerek güvende hisseder. Evlilikteki “beni anlamıyor” yakınmasının arkasında çoğu zaman bu farklı duygusal diller vardır.

Sorun, bu yüklerin varlığı değil; fark edilmemesidir. Fark edilmediğinde, çiftler birbirini yanlış yerden suçlamaya başlar. “Çok soğuksun” denilen kişi belki de duygularını göstermenin tehlikeli olduğu bir evde büyümüştür. “Her şeye alınıyorsun” denilen kişi, çocukken duyguları küçümsenmiş biridir. Bu noktada eşler birbirinin düşmanı değil, birbirinin geçmişine çarpan iki yetişkin haline gelir.

Sağlıklı ilişkiler, geçmişi inkâr ederek değil; onun etkisini tanıyarak güçlenir. “Ben böyleyim” cümlesi çoğu zaman değişmezliği değil, farkındalık eksikliğini anlatır. Oysa “Ben bunu nereden öğrenmiş olabilirim?” sorusu, ilişkiyi savunma hattından çıkarıp anlamaya taşır. Bu soru sorulabildiğinde, suçlama yerini meraka bırakır.

Evliliğe kimlerle girdiğimizi fark etmek, eşimizi değil kendimizi tanımakla başlar. Hangi durumlarda aşırı tepki verdiğimizi, neyin bizi tetiklediğini görmek, ilişkiye yapılan en büyük yatırımdır. Çünkü iyileşme, geçmişi değiştirmekle değil; bugünde farklı bir yol seçebilmekle mümkündür.

Her evlilik biraz da iki ailenin izlerini taşır. Mesele bu izleri yok etmek değil, onların ilişkiyi yönetmesine izin vermemektir. Farkındalık arttıkça yük hafifler; yük hafifledikçe ilişki nefes almaya başlar.

Aile Danışmanı : Birgül Bozkaya Psikoloji Danışmanlık Merkezî

0552 886 2121

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.