

Mehmet BAKIR/

Siyasette masa başında oturup memleketin sorunlarını konuşmak kolaydır.
Asıl mesele sokağa çıkabilmek…
Vatandaşın kapısını çalmak, esnafın derdini dinlemek, işçinin, emeklinin, gençlerin, kadınların ne söylediğini anlamak ve onların sorunlarını siyasetin gündemine taşıyabilmektir.
CHP Sivas İl ve Merkez İlçe yönetiminin basınla buluşmasında dikkatimi çeken en önemli mesajlardan biri de buydu.
İl Başkanı Semih Balk, önceki yönetimlerin yeterince sokağa inmediğini, sahada beklenen çalışmayı ortaya koyamadığını ifade etti.
Bu, aslında sadece geçmişe yönelik bir eleştiri değil.
Yeni yönetime verilmiş önemli bir sorumluluk da aynı zamanda…
Çünkü muhalefet yalnızca iktidarın yaptığı her şeye “hayır” demek değildir.
Doğru yapılan bir iş varsa “doğru” diyebilmek, yanlış varsa “yanlış” diyebilmek gerekir.
Daha da önemlisi, yanlışın üzerine giderken bilgiye, belgeye ve araştırmaya dayanmak gerekir.
Semih Balk’ın, “Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyeceğiz. Ama yanlışa yanlış derken çok iyi araştırıp üzerine gideceğiz” sözünü bu açıdan önemsiyorum.
Çünkü siyasette yüksek sesle konuşmak kolaydır.
İddia ortaya atmak da kolaydır.
Zor olan ise söylediğinin arkasında durabilmektir.
CHP’nin Sivas’ta gerçekten etkili bir muhalefet ortaya koyabilmesi için yapması gereken de tam olarak budur.
Sokağa inecek.
Vatandaşı dinleyecek.
Sorunları tespit edecek.
Belgeleri toplayacak.
Araştıracak.
Ve ardından kamuoyunun önüne somut bilgilerle çıkacak.
Bunu başarırsa CHP, Sivas’ta sadece seçimden seçime hatırlanan bir siyasi parti olmaktan çıkar, kentin gündemini belirleyen önemli aktörlerden biri haline gelebilir.
Ama bunun için önce kendi içerisinde güçlü bir çalışma disiplini oluşturması gerekiyor.
Çünkü halk artık sadece konuşan siyasetçi istemiyor.
Halk, sorununu dinleyen, takip eden ve sonuç alabilen siyasetçi istiyor.
CHP’nin yeni yönetiminin önünde önemli bir fırsat var.
Sivas’ta vatandaşın siyasete olan ilgisini yeniden artırmak…
Muhalefetin gerçek anlamda denetim görevini yerine getirmesini sağlamak…
Ve siyaseti parti binalarından çıkarıp sokağa taşımak.
Toplantıda söylenen son cümle ise aslında CHP’nin nasıl bir yol haritası çizmek istediğini ortaya koyuyor:
“Bizim sözümüz nettir.
Yolumuz Türkiye.
Gücümüz halktır.
Dayanağımız Cumhuriyet’tir.”
Şimdi söz söyleme zamanı bittiğinde, sıra o sözleri sahada göstermeye gelecek.
Sivas halkı da CHP’nin bu yeni anlayışının sadece sözde mi kalacağını, yoksa gerçekten sokağa ve siyasete yansıyıp yansımayacağını görecek.
Çünkü siyasette en büyük sınav, kürsüde değil…
Sokakta verilir.
