DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

BAŞÇAVUŞUN BEYGİRLERİ…

Yayınlanma Tarihi : Google News
BAŞÇAVUŞUN BEYGİRLERİ…

Mehmet BAKIR
Bazı insanlar vardır…
Toplumun içerisinde daha birkaç kelime konuşmadan kim olduklarını, ne işe yaradıklarını, kimin peşinden gittiklerini hemen belli ederler.
Öyle fazla düşünmeye, analiz etmeye gerek yoktur.
Üzerlerine vazife olmayan her konuya balıklama dalarlar.
Birileri konuşurken sözünü keser, düzgün bir şekilde fikir ortaya koyanların cümlesini tamamlamasına fırsat vermezler. Söylenecek sözün kendilerine ait olup olmadığına bakmadan hemen ortaya atılırlar.
Çünkü onların derdi konuşmak değil, birilerinin söylediklerini tekrarlamaktır.
Emir varsa hareket vardır!
Kendi iradeleriyle hareket etmekte zorlanırlar.
Birilerinin emir-komutasından çıkamazlar.
“Baş üstüne” demeye alışmışlardır.
Kendilerine söylenenin doğru olup olmadığını sorgulamaz, “Benden istenen ne?” diye bakarlar.
Çünkü sorgulamak cesaret ister.
Düşünmek sorumluluk ister.
Yanlış gördüğünde “Bu yanlıştır” diyebilmek ise karakter ister.
Herkes bu yükü taşıyamaz.
İtibar başka, kullanışlı olmak başka
İnsanların kendilerine duyduğu saygıyla, birileri tarafından kullanılmaya devam etmeleri aynı şey değildir.
Bazıları toplumda itibar görmez.
Sözüne değer verilmez.
Fikri sorulmaz.
Ama birilerinin işine yaradıkları sürece yanlarında tutulurlar.
Çünkü gerektiğinde öne sürülecek, gerektiğinde başkasının söylemek istemediğini söyleyecek, gerektiğinde de birilerinin taşıması gereken yükü taşıyacaklardır.
İşte tam da burada insanın kendisine sorması gereken soru ortaya çıkar:
“Ben gerçekten değer gördüğüm için mi yanlarındayım, yoksa birilerinin işine yaradığım için mi?”
Bu sorunun cevabı bazen insanın bütün hayatını sorgulamasına yeter.
Beygir yük taşır, insan düşünür
“Başçavuşun beygirleri” tabiri belki ağır gelebilir.
Ama bazı davranışları anlatmak için de bundan daha güzel bir benzetme bulmak kolay değildir.
Beygir yük taşır.
Nereye sürülürse oraya gider.
Kimin yükünü taşıdığını sorgulamaz.
İnsan ise aklı, vicdanı ve iradesiyle insandır.
Her söylenene “evet” demek zorunda değildir.
Her emri yerine getirmek zorunda değildir.
Hele hele sırf birilerinin hoşuna gitmek için başkasının sözünü kesmek, insanların üzerine yürümek, kendisine ait olmayan meselelerin içerisine atlamak hiç değildir.
Çünkü kişilik, başkasının gölgesinde kaybolmamakla başlar.
Gün gelir yük biter
En acı tarafı da şudur…
Birileri tarafından kullanılan insanların çoğu, kendilerini gerçekten değerli zanneder.
Oysa bazen değer verilen kişi değil, taşıdığı yüktür.
Yük bittiğinde, ihtiyaç ortadan kalktığında ya da daha güçlü bir taşıyıcı bulunduğunda geriye ne kalacaktır?
İşte o zaman insan, yıllarca neden konuştuğunu, neden sustuğunu, neden başkalarının peşinden gittiğini düşünmeye başlar.
Belki de o gün çok geç olacaktır.
Benim tavsiyem basit:
Kimsenin beygiri olmayın.
Kendi aklınızla düşünün.
Kendi vicdanınızla karar verin.
Yanlışsa yanlış deyin.
Doğruysa doğru deyin.
Ve en önemlisi…
Birilerinin emriyle değil, kendi iradenizle yürüyün.
Çünkü insanın sırtında başkasının yükünü taşımaktan daha ağır bir yük varsa, o da kendi iradesini başkasına teslim etmektir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.